Bakırçay'ın Geleceği İçin Ortak Vizyon: Bergama, Dikili ve Kınık'a Yeni Yol Haritası
- 17 saat önce
- 4 dakikada okunur

BERTO Başkan Adayı Sertaç Özdalkıran'ın öncülüğünde düzenlenen "Bakırçay İş Dünyası Vizyon Buluşmaları", Bergama, Dikili ve Kınık'ın ekonomik geleceğine ilişkin önemli bir vizyon ortaya koydu. İki gün boyunca akademisyenler, hukukçular, turizm uzmanları, iş insanları ve üreticileri bir araya getiren çalıştayda; tarımdan turizme, markalaşmadan girişimciliğe kadar birçok başlık masaya yatırıldı. Çalıştay sonunda ortak mesaj ise netti: Bakırçay Havzası'nın kalkınması, ancak ortak akıl, güçlü markalar ve kurumlar arası iş birliğiyle mümkün olacak.
İzmir'in kuzeyinde yer alan Bakırçay Havzası'nın ekonomik, sosyal ve kültürel potansiyelini ortak bir vizyonla geleceğe taşımayı hedefleyen "Bakırçay İş Dünyası Vizyon Buluşmaları", Bergama Tarihi Tonoz'da iki gün süren yoğun programın ardından tamamlandı.

Bergama Ticaret Odası (BERTO) Başkan Adayı Sertaç Özdalkıran'ın öncülüğünde gerçekleştirilen buluşma; Bergama, Dikili ve Kınık'ın yalnızca kendi sınırları içinde değil, birbirini tamamlayan tek bir ekonomik havza olarak değerlendirilmesi gerektiği fikrini öne çıkardı. İş dünyasının temsilcileriyle birlikte akademisyenler, hukukçular, turizm uzmanları, marka danışmanları, girişimciler ve kooperatif temsilcileri bölgenin güçlü yönlerini, kronik sorunlarını ve geleceğe yönelik fırsatlarını kapsamlı şekilde değerlendirdi.

Çalıştay boyunca yapılan sunumlar ve gerçekleştirilen SWOT analizleri, Bakırçay'ın yalnızca sahip olduğu doğal ve tarihi zenginliklerle değil, doğru stratejilerle Türkiye'nin örnek kalkınma bölgelerinden biri olabileceğini ortaya koydu.
Özdalkıran: "Sürekliliği Sağlayacak Kurumsal Yapıya İhtiyacımız Var"

Çalıştayın ikinci gününün açılış konuşmasını yapan BERTO Başkan Adayı Sertaç Özdalkıran, bugüne kadar bölgede birçok değerli fikrin ve projenin ortaya çıktığını ancak bunların büyük bölümünün sürdürülebilir hale getirilemediğini söyledi.
Projelerin belirli bir noktaya kadar ilerlediğini, ancak devamlılık sağlanamadığı için beklenen etkiyi oluşturamadığını ifade eden Özdalkıran, bu noktada ticaret odalarının çok daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini belirtti.
"Bölgemizin geleceği için yalnızca fikir üretmek yetmez; bu fikirlerin takipçisi olacak güçlü kurumlara da ihtiyaç var." diyen Özdalkıran, Bergama Ticaret Odası'nın yalnızca resmi işlemleri yürüten bir kurum değil; yatırım süreçlerine yön veren, kurumlar arasında koordinasyonu sağlayan ve ortak projelere öncülük eden bir yapı olması gerektiğini dile getirdi.
Siyasi bağımsızlığın önemli bir avantaj olduğuna dikkat çeken Özdalkıran, belediyeler, kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörün aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmesinin Bakırçay'ın geleceği açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

Bakırçay Tek Bir Ekonomik Havza Olarak Değerlendirilmeli
Çalıştayın öne çıkan ortak görüşlerinden biri de Bergama, Dikili ve Kınık'ın birbirinden bağımsız ekonomik merkezler olarak değil, birbirini tamamlayan tek bir kalkınma bölgesi olarak ele alınması gerektiği oldu.
Katılımcılar, üç ilçenin tarım, turizm, sanayi ve lojistik alanlarında birbirini destekleyen güçlü yönlere sahip olduğunu belirterek ortak projelerin geliştirilmesi halinde bölgenin ulusal ve uluslararası rekabet gücünün önemli ölçüde artabileceğine dikkat çekti.

Kozak'ın Doğal Zenginliği Korunmalı
"Bakırçay'ın Geleceği" başlıklı oturumun moderatörlüğünü üstlenen Doç. Dr. Murat Tiryakioğlu, son dönemde yaşanan orman yangınlarının yalnızca çevresel değil, ekonomik açıdan da ciddi sonuçlar doğurduğunu söyledi.
Özellikle Kozak Bölgesi'nin doğal yapısının korunmasının gelecek kuşaklara bırakılacak en önemli miraslardan biri olduğunu ifade eden Tiryakioğlu, kalkınmanın doğayı koruyarak gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Turizmde Yeni Dönem Çağrısı
Turizm uzmanı Dr. Emre Ataberk ise Bergama'nın sahip olduğu tarihi mirasa rağmen turizmden beklenen ekonomik katkıyı sağlayamadığını söyledi.
Yılda yaklaşık 400 bin ziyaretçinin Bergama'ya geldiğini ancak büyük bölümünün birkaç saat içinde ilçeden ayrıldığını belirten Ataberk, günübirlik ziyaretçi modelinin bölge ekonomisine sınırlı katkı sağladığını ifade etti.
Bu nedenle turizm stratejisinin yeniden şekillendirilmesi gerektiğini belirten Ataberk;
Kale Mahallesi'nde ev pansiyonculuğunun teşvik edilmesini,
butik otel yatırımlarının artırılmasını,
Turizm Meslek Lisesi ve uygulama otellerinin kurulmasını,
kamu misafirhanesi projelerinin geliştirilmesini,
Alternatif Turizm Konseyi oluşturulmasını
Uluslararası turizm fuarlarında Bergama ve Bakırçay'ın etkin tanıtımı.
önerdi.
Amaç, ziyaretçilerin bölgede daha uzun süre konaklamasını sağlayarak hem esnafın hem de yerel ekonominin gelirini artırmak olarak ifade edildi.
"Coğrafi İşaret Yetmez, Küresel Marka Olmalıyız"
Çalıştayın dikkat çeken başlıklarından biri de markalaşma oldu.
Avukat ve Marka Vekili Dilara Uçar, Bergama'nın Türkiye'nin en fazla coğrafi işaretli ürününe sahip bölgelerinden biri olmasına rağmen bu avantajın ekonomik değere tam anlamıyla dönüştürülemediğini söyledi.
Kozak çam fıstığını örnek gösteren Uçar, ürün kalitesinin tek başına yeterli olmadığını belirterek güçlü hikâye, doğru pazarlama ve uluslararası marka stratejileri oluşturulmasının zorunlu olduğunu dile getirdi.
Girişimcilere Hukuki Koruma Uyarısı
İş ve Strateji Geliştirme Uzmanı Göktürk Altınbaş ise girişimcilerin en sık yaptığı hatanın marka tescilini iş büyüdükten sonra düşünmeleri olduğunu söyledi.
Altınbaş, fikrin ortaya çıktığı ilk aşamada marka tescili ve hukuki koruma süreçlerinin tamamlanmasının ileride yaşanabilecek büyük kayıpların önüne geçeceğini belirtti.
"Bakırçay Üretiyor, Kazancı Başkaları Sağlıyor"
Eski BERTO Başkanı Melih Kahraman'ın verdiği örnek ise salondaki en dikkat çekici değerlendirmelerden biri oldu.
Hollanda'da bir markette satılan kurutulmuş domates paketinin üzerinde "Bakırçay" ibaresini gördüğünü anlatan Kahraman, ürünün bir İtalyan markasıyla pazarlanmasının bölgenin markalaşma eksikliğini gözler önüne serdiğini söyledi.
Kahraman, üretimin Bakırçay'da yapıldığını ancak yüksek katma değerin markaya sahip olan şirket tarafından elde edildiğini belirterek, "Asıl kazanan ürünü yetiştiren değil, markayı yöneten oluyor." değerlendirmesinde bulundu.
Bergama'nın Hikâyesi Yeniden Yazılmalı
Bergama Tiyatro Festivali Kurucu Direktörü Eren Arıkan da kentin tanıtım stratejisinin değişmesi gerektiğini ifade etti.
Yıllardır Bergama'nın Berlin'deki Zeus Sunağı üzerinden anlatıldığını belirten Arıkan, bunun yerine kentin yaşayan kültürünün, festivallerinin, gastronomisinin, doğal güzelliklerinin ve tarihinin ön plana çıkarılması gerektiğini söyledi.
"İnovasyonun Başkenti" Önerisi
İnovasyon uzmanı İsmail Adıgüzel ise Bergama'nın "İlkler Şehri" kimliğinin günümüz dünyasında "İnovasyonun Başkenti" anlayışıyla yeniden konumlandırılabileceğini söyledi.
Adıgüzel ayrıca kamu kurumları, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirecek "Pergamon Konseyi" kurulmasını önerdi.
Üreticilere Ortak Hareket Çağrısı
Kadın Kooperatifi Ortağı Özge Ölmez ise üreticiler arasındaki güven eksikliğinin bölgesel kalkınmanın önündeki önemli engellerden biri olduğunu söyledi.
Ortak marka, ortak ambalaj ve ortak pazarlama modeliyle üreticilerin çok daha yüksek gelir elde edebileceğini belirten Ölmez, birlik kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
SWOT Çalışmalarıyla Ortak Yol Haritası Oluşturuldu
Programın son bölümünde gerçekleştirilen SWOT ve değer atölyelerinde katılımcılar, Bakırçay Havzası'nın güçlü ve zayıf yönlerini, fırsatlarını ve tehditlerini detaylı biçimde değerlendirdi.
Atölye çalışmalarında; tarımsal üretim, turizm çeşitliliği, sanayi altyapısı, lojistik avantajlar, kültürel miras, markalaşma eksikliği, ortak hareket kültürünün geliştirilmesi ve kurumsal koordinasyon gibi başlıklar ön plana çıktı.
Çalıştayın Ortaya Koyduğu Ortak Mesaj
İki günlük buluşma sonunda ortaya çıkan ortak değerlendirme, Bakırçay Havzası'nın geleceğinin yalnızca daha fazla üretmekten değil, üretileni markalaştırmaktan, ortak aklı kurumsallaştırmaktan ve üç ilçeyi tek bir kalkınma ekosistemi olarak değerlendirmekten geçtiği yönünde oldu.
Herhangi bir bağlayıcı karar alınmamış olsa da çalıştay; ortaya koyduğu vizyon, dile getirilen somut öneriler ve farklı kesimleri aynı masa etrafında buluşturmasıyla Bakırçay'ın geleceğine ilişkin önemli bir başlangıç olarak değerlendirildi. Katılımcılar, toplantıda ortaya çıkan önerilerin projelere dönüşmesi halinde Bergama, Dikili ve Kınık'ın ekonomik rekabet gücünü artıracak yeni bir kalkınma modelinin hayata geçirilebileceği görüşünde birleşti.
















































Yorumlar