top of page

Mehmet Akif Güveli: "Dikili'de Vatandaşa da Doğaya da Zulmediliyor"

  • 3 saat önce
  • 11 dakikada okunur
Mehmet Akif Güveli: "Dikili'de Vatandaşa da Doğaya da Zulmediliyor"

ÖZEL HABER


AK Parti Dikili İlçe Başkanı Mehmet Akif Güveli, www.izmiryasam.net'e yaptığı özel açıklamalarda Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz'ün hizmet performansına ilişkin dikkat çeken eleştiriler ve iddialar dile getirdi. Ulaşım, altyapı, çevre ve turizm başta olmak üzere birçok konuda mevcut yönetimin vatandaşın beklentilerini karşılayamadığını öne süren Güveli, "Vatandaş tarafından bakarsak zulmediliyor, doğa tarafından bakarsak zulmediliyor. Sınıfta kaldı." sözleriyle Kırgöz'ün hizmet anlayışını değerlendirdi

"Dikili Hak Ettiği Hizmeti Alamıyor"

AK Parti Dikili İlçe Başkanı Mehmet Akif Güveli, Dikili Belediyesi'ne yönelik eleştirilerine ilçenin yıllardır aynı anlayışla yönetildiğini belirterek başladı. Dikili'nin sahip olduğu potansiyele rağmen beklenen gelişmeyi gösteremediğini savunan Güveli, bu durumun yalnızca siyasi bir değerlendirme olmadığını, ilçede yaşayan vatandaşların ve yazlıkçıların da aynı tabloyu gördüğünü ifade etti.


Güveli, "Bunu bizim anlatmamıza çok gerek yok. Dikili halkı da, ilçeye gelen yazlıkçılar da ilçenin hak ettiği noktada olmadığını görüyor. Dikili'nin ileriye gitmesi gerekirken yıllardır aynı sorunları konuşuyoruz." dedi.


İlçede devlet tarafından önemli yatırımların hayata geçirildiğini hatırlatan Güveli, TOKİ konutları, Devlet Hastanesi, Gençlik Merkezi, Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ve Batı Anadolu Serbest Bölgesi gibi projelerin önümüzdeki yıllarda Dikili'nin kaderini değiştireceğini belirterek, yerel yönetimlerin de bu değişime ayak uydurması gerektiğini söyledi.


İlçenin genel durumuna ilişkin değerlendirmelerinin ardından Güveli, eleştirilerini doğrudan Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz'ün hizmet performansına yöneltti. Ulaşım, altyapı, çevre ve turizm başta olmak üzere birçok alanda mevcut yönetimin beklentileri karşılayamadığını iddia eden Güveli, bu görüşünü çeşitli örneklerle anlattı.


"Vatandaş Tarafından Bakarsak Zulmediliyor, Doğa Tarafından Bakarsak Zulmediliyor"
Mehmet Akif Güveli: "Dikili'de Vatandaşa da Doğaya da Zulmediliyor"

Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz'ün hizmet performansını değerlendiren Güveli, mevcut yönetimi sert sözlerle eleştirdi. İlçede yaşanan ulaşım, altyapı, çevre ve turizm sorunlarının giderek büyüdüğünü savunan Güveli, Kırgöz'ün ikinci döneminde vatandaşın beklentilerinin karşılanamadığını öne sürdü.


"Yerelde muhalefet olarak bana sorarsanız böyle devam etsin. Biz de ilk seçimde rahat rahat seçimi alalım. Ama vatandaş tarafından bakarsak zulmediliyor, doğa tarafından bakarsak zulmediliyor. Yani sınıfta kaldı."


Güveli, belediye başkanlığının temel görevinin vatandaşın yaşam kalitesini artırmak olduğunu belirterek, ilçenin mevcut sorunlarının çözümü noktasında daha etkin bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyulduğunu savundu.


Hizmet performansına yönelik eleştirilerini somut örneklerle sürdüren Güveli, ilk olarak son dönemde ilçede tartışma konusu olan doğalgaz çalışmalarını gündeme getirdi.


"Doğalgaz Gelecek Ama Vatandaş Çile Çekmek Zorunda Değil"

Yerel yönetime yönelik eleştirilerini doğalgaz çalışmaları üzerinden sürdüren Güveli, doğalgazın ilçe için gerekli bir yatırım olduğunu ancak uygulama sürecinin doğru yönetilmediğini savundu.


Doğalgazın artık çağın bir gerekliliği olduğunu vurgulayan Güveli, vatandaşların bu hizmetten en iyi şekilde yararlanması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:


"Doğalgaz gelecek, zaten gelmek zorunda. Bu yüzyılda vatandaşımız bütün konforlardan fazlasıyla yararlanmalı. Ama doğalgaz getiriyoruz diye vatandaşa zulüm yapamazsınız."


Çalışmalar tamamlandıktan sonra yolların aylarca bozuk bırakılmasını eleştiren Güveli, günümüz teknolojisiyle bunun kabul edilebilir bir durum olmadığını söyledi.


"Doğalgaz altyapısını döşedikten sonra üstünü hızlı ve düzgün şekilde kapatmak zor bir iş değil. Makine parkı var, teknoloji var, sıcak asfalt var. Vatandaşın aylarca tozun, toprağın içinde yaşamasını gerektirecek bir mazeret olamaz." ifadelerini kullandı.


Ulaşım altyapısındaki eksikliklerin ilçenin yaşam kalitesini de olumsuz etkilediğini savunan Güveli, bu kapsamda Çandarlı ile Denizköy arasındaki yolun durumuna dikkat çekti.


"Çandarlı-Denizköy Yoluna Arabayla Gitmeyin"

Doğalgaz çalışmalarının ardından ulaşım sorunlarına değinen Güveli, özellikle Çandarlı ile Denizköy arasındaki yolun uzun süredir kötü durumda olduğunu söyledi.


Bölgeyi kullanan vatandaşların ciddi sıkıntılar yaşadığını belirten Güveli, bu durumu çarpıcı bir ifadeyle anlattı.


"Çandarlı-Denizköy yoluna arabayla gitmeyin. Mümkünse bisikletiniz varsa dağ bisikleti ile gidin. Yolun hali gerçekten kabul edilebilir değil."


Yolun özellikle yaz sezonunda binlerce kişi tarafından kullanıldığına dikkat çeken Güveli, ulaşım altyapısının ilçenin turizm potansiyeline yakışmadığını savundu.



Ulaşım ve trafik düzenlemelerine ilişkin eleştirilerini sürdüren Güveli, bu kez Çandarlı Meydan Projesi'nin planlanma ve uygulanma sürecini değerlendirdi.


"Çandarlı Meydanı Kullanım Kılavuzuyla Birlikte Teslim Edilmeliymiş"
Mehmet Akif Güveli: "Dikili'de Vatandaşa da Doğaya da Zulmediliyor"


Mehmet Akif Güveli'nin en dikkat çeken eleştirilerinden biri ise Çandarlı Meydan Projesi'ne yönelik oldu.


Projeye tamamen karşı olmadığını ancak planlama sürecinin yanlış yürütüldüğünü ifade eden Güveli, özellikle esnaf ve vatandaşın görüşünün alınmamasını eleştirdi.


"Bu meydanı kullanacak olan Çandarlı halkı. O meydanın içinde ticaret yapan esnaf var. Böyle önemli bir proje hazırlanırken en azından bir toplantı yapılıp insanların fikri alınabilirdi."

diyen Güveli, uygulamanın ardından yaşanan karmaşanın da bunun sonucu olduğunu savundu.


Meydandaki tek yön uygulaması ve trafik düzenlemesine ilişkin vatandaşlardan çok sayıda şikâyet aldığını söyleyen Güveli, kendisine aktarılan bir ifadeyi örnek göstererek dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.


"Vatandaş bana ' Buraya kullanım kılavuzu lazım. Hangi dubadan gideceğiz, nereden döneceğiz, kafamız karıştı' diyor. Hatta biri bana 'Yanlışlıkla bir dükkânın önünde durup ilaç ya da poğaça almak istesek bile ne yapacağımızı şaşırıyoruz' dedi."


Güveli, belediyeciliğin vatandaşın hayatını kolaylaştırmak için yapıldığını belirterek, yeni düzenlemelerin günlük yaşamı zorlaştırmaması gerektiğini söyledi.


Çandarlı Meydan Projesi üzerinden belediyecilik anlayışını değerlendiren Güveli, eleştirilerinin yalnızca meydan düzenlemesiyle sınırlı olmadığını belirterek hizmet üretme anlayışına ilişkin görüşlerini paylaştı.



"Yapmış Olmak İçin Hizmet Yapılmaz"

Çandarlı Meydan Projesi üzerinden belediyecilik anlayışına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güveli, önemli olanın yapılan yatırımın büyüklüğü değil, vatandaşın o hizmetten ne kadar faydalandığı olduğunu söyledi.


"Bir kaldırım yapabilirsiniz ama vatandaş onu kullanamıyorsa o hizmet amacına ulaşmamıştır. Yapmış olmak için hizmet yapılmaz. Halk bu hizmetten memnun mu, hayatı kolaylaşıyor mu, asıl bakılması gereken budur."


ifadelerini kullanan Güveli, özellikle büyük ölçekli projelerde vatandaşla iletişimin güçlendirilmesi gerektiğini savundu.


"Belediye her yatırımı vatandaşa soracak demiyorum. Ama böylesine radikal düzenlemeler yapılırken esnafın, meslek odalarının ve vatandaşın görüşünü almak çok zor olmasa gerek."



Kent planlamasına ilişkin eleştirilerini çevre politikaları üzerinden sürdüren Güveli, Damar Gölü çevresindeki yapılaşma ve doğal su toplama alanlarının korunmasına ilişkin görüşlerini dile getirdi.



"Doğaya Uymak Yerine Doğayı Kendimize Uydurmaya Çalışıyoruz"

Altyapı ve yağmur suyu sorunlarını değerlendiren AK Parti Dikili İlçe Başkanı Mehmet Akif Güveli, ilçede yaşanan taşkınların yalnızca eski altyapıdan kaynaklanmadığını, yanlış planlamanın da bu tabloyu ağırlaştırdığını savundu. Özellikle sanayi bölgesinin arkasında bulunan ve halk arasında ‘Damar Gölü’ olarak bilinen doğal su toplama alanına dikkat çeken Güveli, bu bölgenin imara açılmasının ileride ciddi sorunlara yol açabileceğini söyledi.


Yağışlı dönemlerde söz konusu alanın doğal olarak suyu topladığını belirten Güveli, plansız büyümenin doğaya rağmen değil, doğayla uyum içinde gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti.


"Biz doğaya uyacağız, doğa bize uymayacak. Doğayı katletmeden, doğayla barışık yaşamak zorundayız. Damar Gölü'nün bulunduğu bölge yıllardır yağmur sularını doğal olarak toplayan bir alan. Yarın orası tamamen yapılaşırsa bu kez o sular ilçenin başka noktalarına taşacak. O zaman da taşkınları, su baskınlarını konuşacağız."


Doğanın gelecek nesillere bırakılması gereken en önemli miraslardan biri olduğunu söyleyen Güveli, kentleşmenin çevresel dengeler gözetilerek planlanması gerektiğini belirtti.


"Biz emanetçiyiz. Bu doğa bize ait değil. Gelecek nesillere bırakacağımız bir emanet. Onun için büyürken de doğru büyümek zorundayız."


Çevreye ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Güveli, uzun yıllardır ilçe gündeminde yer alan ileri biyolojik arıtma tesisiyle ilgili tartışmalara da değindi.



"Arıtma Tesisi Geç Kaldı Ama Mutlaka Tamamlanmalı"

İzmir Yaşam’a yapımı süren ileri biyolojik arıtma tesisiyle ilgili tartışmaları da değerlendiren Mehmet Akif Güveli, tesisin yer seçimi konusunda teknik bir değerlendirme yapmasının doğru olmayacağını söyledi.


Kendisinin mühendis olmadığını vurgulayan Güveli, teknik konularda kesin hükümler vermekten kaçındığını ifade etti.


"Ben teknik bir insan değilim. Bilmediğim konuda 'kesin yanlıştır' ya da 'kesin doğrudur' diyemem. Bu yatırımı planlayan mühendisler, şehir plancıları mutlaka teknik hesaplarını yapmışlardır. Yanlış da olabilir, doğru da olabilir ama bunun değerlendirmesini teknik insanlar yapmalı."


Buna karşın arıtma yatırımının yıllardır geciktiğini söyleyen Güveli, önceki dönemlerde de bu konunun gündeme geldiğini hatırlatarak, ilçenin denizini korumak için bu yatırımın çok daha önce başlaması gerektiğini savundu.


"Bu çok geç kalmış bir yatırım. Ben önceki dönem belediye meclis üyesiydim. O dönemde de konuşuluyordu, ondan önce de konuşuluyordu. Biz o gün de 'önce arıtma' dedik. Çünkü önce denizimizi kurtarmamız gerekiyordu."


O dönem kültür merkezi yerine arıtmaya öncelik verilmesini savunduklarını da hatırlatan Güveli, bunu şu sözlerle anlattı:


"O gün dedik ki eve önce ekmek alınır, sonra pasta alınır. Bizim önceliğimiz denizimizi kurtarmaktı. Arıtma bekleyemezdi."


Çevre yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerinin ardından Güveli, bu kez belediyenin mali yönetimine ve hizmet anlayışına ilişkin eleştirilerini sıraladı.



"Kasa Dolu Olabilir Ama Önemli Olan Vatandaşın Hayatına Dokunan Hizmettir"

Mehmet Akif Güveli, Dikili Belediyesi'nin mali yapısına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Belediyenin borç ya da alacak durumundan ziyade, üretilen hizmetlerin vatandaşın yaşamına ne ölçüde katkı sağladığının önemli olduğunu söyledi.


Belediyeciliğin ticari bir faaliyet olmadığını ifade eden Güveli, belediye yönetimlerinin temel görevinin vatandaşın yaşam kalitesini yükseltmek olduğunu dile getirdi.


"İstediği kadar borcu olsun, istediği kadar kasası para dolu olsun. Biz holding yönetmiyoruz, ticaret yapmıyoruz. Belediyeciliğin ölçüsü kasadaki para değil, vatandaşın daha iyi yaşayıp yaşamadığıdır."


"Bu Kadar Arazi Satıldı, Peki Ortaya Ne Konuldu?"

Açıklamasının devamında belediyenin geçmiş dönemde gerçekleştirdiği taşınmaz satışlarını da gündeme getiren Güveli, satılan araziler karşılığında ilçeye hangi kalıcı hizmetlerin kazandırıldığının sorgulanması gerektiğini savundu.


"Sattığımız köylünün malının haddi hesabı yok. O kadar arazi satıldı. SGK borcu yüksek deniliyor ama bu kadar satışın karşılığında ne yaptık? Maaş ödemek hizmet değildir. Piyasaya borç bırakmamak da tek başına başarı değildir."


Belediyeciliğin temel amacının vatandaşın yaşamını kolaylaştıracak yatırımlar üretmek olduğunu belirten Güveli, mali tablonun tek başına başarı göstergesi sayılamayacağını ifade etti.


Belediye yönetiminin mali tablosunun tek başına başarı ölçütü olamayacağını savunan Güveli, bu durumun ilçe ekonomisine de yansıdığını öne sürdü.



"Esnaf Kan Ağlıyor, Yazlıkçı Eskisi Gibi Gelmiyor"

İlçedeki ekonomik hareketliliğin de gerilediğini öne süren Güveli, yaz sezonunun önceki yıllara göre daha durgun geçtiğini savundu.


Temmuz ayının sonuna yaklaşılmasına rağmen ilçede beklenen yoğunluğun oluşmadığını belirten Güveli, bunu ulaşım, altyapı ve yaşam kalitesine ilişkin sorunlarla ilişkilendirdi.


"Eskiden Bademli'den Dikili'ye gelmek 45 dakika, bazen bir saat sürerdi. Şimdi 10 dakikada geliniyor. Çünkü trafik yok. Yazlık nüfus eski yoğunluğunda değil. Esnaf arkadaşlarımızla sürekli görüşüyoruz. Yaz böyle geçiyorsa kışı düşünmek bile istemiyoruz."


Yazlıkçıların başka bölgeleri tercih etmeye başladığını da ileri süren Güveli, bu eğilimin devam etmesi halinde ilçe ekonomisinin olumsuz etkileneceğini söyledi.

Turizme ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Güveli, Midilli seferlerinin ilçe ekonomisine beklenen katkıyı sağlamadığını iddia etti.


"Midilli'ye Turist Gidiyor, Dikili'ye Gelmiyor"

Midilli seferlerinin ilçe turizmine katkı sağlaması gerektiğini belirten Güveli, mevcut uygulamada turist hareketinin tek yönlü kaldığını savundu.


Dikili'den Midilli'ye giden yolcu sayısının arttığını ancak Midilli'den Dikili'ye turist çekilemediğini öne süren Güveli, bunun ilçe ekonomisine beklenen katkıyı sağlamadığını ifade etti.


"Midilli turlarını yapalım, daha iyi yapalım, daha çok yapalım. Ama buradan bir vatandaşımız oraya gidiyorsa, bir vatandaşı da oradan buraya almak zorundayız. Ben bugüne kadar Midilli'den Dikili'ye ciddi bir turist akışı olduğunu görmedim. Biz bunu başaramazsak olmaz."


İlçe esnafının yalnızca günübirlik hareketlilikle ayakta kalamayacağını dile getiren Güveli, Midilli seferlerinin ekonomik fayda sağlayabilmesi için karşılıklı turizm hareketinin oluşturulması gerektiğini söyledi.


"Biz oradan turisti getiremedikten sonra kaybedeceğiz. İlçemizde para harcayacak ziyaretçiyi de buraya çekmek zorundayız."


Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz'ün hizmet performansına ilişkin eleştirilerini sıralayan Güveli, İzmir Yaşam’a yaptığı açıklamalarının devamında ise merkezi hükümet tarafından Dikili ve Bakırçay Bölgesi'nde hayata geçirilen ve planlanan yatırımları anlattı. Sağlıktan konuta, gençlik yatırımlarından sanayi projelerine kadar birçok çalışmanın ilçenin geleceğini şekillendireceğini savunan Güveli, bu yatırımların bölgenin ekonomik ve sosyal yapısını önemli ölçüde değiştireceğini öne sürdü.



"Devlet Hastanesi Uzun Yıllar Dikili’nin Sağlık İhtiyacını Karşılayacak"

Dikili Devlet Hastanesi'nin ilçe için önemli bir kazanım olduğunu ifade eden Güveli, hastanenin sınıfının yükseltilmesiyle birlikte sağlık hizmetlerinde yeni bir dönemin başlayacağını söyledi.


Sınıf değişikliğiyle birlikte doktor kadrolarının artacağını ve birçok branşta tam zamanlı hizmet verileceğini belirten Güveli, hastanenin uzun yıllar bölgenin sağlık ihtiyacını karşılayacak kapasiteye ulaşacağını dile getirdi.


"Hastanemizin sınıf değişikliğini bekliyoruz. Kadrolar gelecek, branşlarımız artacak. Fizik tedavi, diyaliz gibi hizmetlerimiz güçlenecek. Haftada bir gün gelen doktorlarla değil, tam zamanlı uzman hekimlerle hizmet vereceğiz. Bu yatırım uzun yıllar bölgemizin sağlık ihtiyacını karşılayacak."



"Aile Sağlığı Merkezleri Yaygınlaştırılacak"

Sağlık yatırımlarının yalnızca devlet hastanesiyle sınırlı olmadığını belirten Güveli, yeni aile sağlığı merkezlerinin de planlandığını söyledi.


Vatandaşların sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşabilmesi amacıyla yeni merkezlerin farklı mahallelerde hizmet vereceğini ifade eden Güveli, altyapı çalışmalarının devam ettiğini kaydetti.


"Aile Sağlığı Merkezlerimizi artıracağız. Vatandaşlarımızın yürüyerek ulaşabileceği noktalarda yeni merkezler oluşturmayı planlıyoruz."



Sağlık alanındaki yatırımlara ilişkin değerlendirmelerinin ardından Güveli, Dikili'de devam eden TOKİ konut projelerine değinerek, ilçenin artan nüfusuna paralel olarak planlı büyümenin önemine dikkat çekti.


"TOKİ Projesi Toplam 1.501 Konuta Ulaşacak"

Dikili'de devam eden TOKİ yatırımlarının ilçenin geleceği açısından önemli olduğunu belirten Güveli, konut projesinin etaplar halinde büyüdüğünü söyledi.


Mevcut TOKİ konutlarına yeni etapların eklendiğini ifade eden Güveli, projenin tamamlandığında toplam 1.501 konuta ulaşacağını belirterek, artan nüfusa paralel olarak altyapı yatırımlarının da eş zamanlı planlanması gerektiğini vurguladı.


"Ortada bir TOKİ'miz var. İkinci etapta yeni konutlar eklendi. Bu da durmayacak. Toplamda 1.501 konuta ulaşacak. Ancak büyürken doğru büyümek zorundayız. Konut yapılırken altyapının da aynı anda planlanması gerekiyor."


Konut projelerinin yanı sıra gençlere yönelik sosyal yatırımların da sürdüğünü belirten Güveli, yapımı devam eden Gençlik Merkezi'nin tamamlanmasıyla birlikte ilçede önemli bir ihtiyacın karşılanacağını söyledi.



"Gençlik Merkezi ve Kapalı Spor Salonu Yakında Hizmete Girecek"

Gençlere yönelik yatırımlara da değinen Güveli, yapımı tamamlanma aşamasına gelen Gençlik Merkezi ile Kapalı Spor Salonu'nun kısa süre içinde hizmete açılacağını söyledi.


Gençlerin sosyal ve sportif faaliyetlerini artıracak yatırımların ilçeye önemli katkı sağlayacağını belirten Güveli, bu projelerin uzun süredir ihtiyaç duyulan tesisler olduğunu ifade etti.


"Gençlik Merkezimizin peyzaj çalışmaları da tamamlanmak üzere. Yakında gençlerimizin hizmetine sunacağız. Bölgemizin ihtiyacı olan güzel bir tesis oldu."


Sosyal yatırımların ardından bölgenin ekonomik geleceğini şekillendirecek Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile Batı Anadolu Serbest Bölgesi'ne (BASBAŞ) ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güveli, bu yatırımların yalnızca Dikili'nin değil, tüm Bakırçay Havzası'nın kalkınmasına yön verecek stratejik projeler olduğunu söyledi.



"Tarıma Dayalı OSB Bölgenin Ekonomisini Değiştirecek"

Mehmet Akif Güveli: "Dikili'de Vatandaşa da Doğaya da Zulmediliyor"

Dikili Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nin yalnızca Dikili'nin değil, tüm Bakırçay Havzası'nın geleceğini değiştirecek bir yatırım olduğunu söyleyen Güveli, projenin binlerce kişiye istihdam sağlayacağını ifade etti.


Sanayi yatırımının beraberinde ticareti ve hizmet sektörünü de büyüteceğini dile getiren Güveli, ilçenin bu sürece şimdiden hazırlanması gerektiğini kaydetti.


"Yıllık 80 bin ton yaş sebze-meyve üretimi hedefleniyor. Yaklaşık 3 bin 500 kişilik doğrudan istihdam oluşacak. Bunun yanında tedarik zinciriyle birlikte çok daha büyük bir ekonomik hareket başlayacak."


"Batı Anadolu Serbest Bölgesi Bakırçay'ın Çehresini Değiştirecek"

Bergama sınırlarında kurulacak Batı Anadolu Serbest Bölgesi'nin de bölge ekonomisine büyük katkı sağlayacağını belirten Güveli, sanayi yatırımlarının Bakırçay'ın geleceğini şekillendireceğini söyledi.


Yaklaşık 200 fabrikanın yer alacağı serbest bölgenin ticaret hacmini önemli ölçüde artıracağını ifade eden Güveli, bu yatırımların ilçelerin ekonomik yapısını değiştireceğini dile getirdi.


"Tarıma Dayalı Organize Sanayi Bölgesi ve Batı Anadolu Serbest Bölgesi birlikte düşünüldüğünde Bakırçay'da hiçbir şey eskisi gibi olmayacak."


Bölgeye kazandırılması planlanan büyük ölçekli yatırımların güçlü bir ulaşım altyapısıyla desteklenmesinin önemine dikkat çeken Güveli, Çandarlı-Dikili yolu ile Çandarlı'yı otoyola bağlayacak duble yol projesine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.



"Çandarlı'yı Otobana, Dikili'yi Geleceğe Bağlayacağız"

Ulaşım yatırımlarının da öncelikli konular arasında yer aldığını belirten Güveli, Çandarlı-Dikili yolu ile Çandarlı'nın otobana bağlanmasını sağlayacak duble yol projesi için Ankara nezdinde girişimlerini sürdürdüklerini söyledi.


Mevcut yolun bölgenin gelişen nüfusuna cevap vermediğini ifade eden Güveli, ulaşım yatırımlarının ekonomik gelişim açısından da büyük önem taşıdığını kaydetti.


"İlçemizin nüfusu artık bu yolu kaldırmıyor. Fiziki şartlara uygun duble yola ihtiyacımız var. Bakanlığımız, milletvekillerimiz ve il başkanlığımızla birlikte çalışmalarımız sürüyor."



Tüm bu yatırımların ortak hedefinin Dikili'yi yılın her döneminde yaşayan bir kent haline getirmek olduğunu belirten Güveli, ilçede 12 aya yayılan turizm anlayışının hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.



"Dikili 45 Günlük Değil, 12 Ay Yaşayan Bir Turizm Kenti Olmalı"

Dikili'nin yalnızca yaz sezonuna bağlı bir turizm anlayışıyla geleceğini inşa edemeyeceğini savunan Güveli, ilçenin ekonomik olarak güçlenebilmesi için yılın 12 ayına yayılan bir turizm modeline geçilmesi gerektiğini söyledi.


İlçe esnafının yalnızca 45-60 günlük yaz sezonuyla ayakta kalmasının mümkün olmadığını ifade eden Güveli, Dikili'nin sahip olduğu doğal ve coğrafi avantajların doğru planlanması halinde dört mevsim ziyaretçi ağırlayabilecek potansiyele sahip olduğunu dile getirdi.


"Bu ilçede 12 ay ticareti sağlamazsak esnafımız rahat edemez. Sadece 45 günlük, 60 günlük ticaretle 365 günü geçiremeyiz. Biz bu ilçede 12 ay ticarete mecburuz."


"Kruvaziyer Turistleri Dikili'de Zaman Geçirmeli"

Kruvaziyer turizmine de değinen Güveli, Dikili açıklarına gelen büyük yolcu gemilerinden inen turistlerin doğrudan Bergama'ya götürüldüğünü belirterek, Dikili'nin bu turizm hareketinden yeterince pay alamadığını savundu.


Bergama'nın UNESCO Dünya Mirası unvanıyla güçlü bir turizm markası oluşturduğunu ifade eden Güveli, Dikili'nin de kendi değerlerini öne çıkaracak yeni destinasyonlar oluşturması gerektiğini söyledi.


"Büyük kruvaziyer gemileri geliyor. Yolcular iniyor, otobüslere biniyor ve Bergama'yı geziyor. Bazıları Asos'a gidiyor. Dikili'de beş dakika bile vakit geçirmeden ilçeden ayrılıyorlar. Bergama gibi pazarlayacağımız iyi bir ürünümüz olacak artık. UNESCO Dünya Mirası olan bir yer vermiş. Dikili'nin de böyle öne çıkacak bir değeri olacak. Bununla ilgili çok yoğun çalışıyoruz. Büyük bir sürpriz olacak."


"Hedef Sağlık Turizmi ve 12 Ay Turizm"

Yeni devlet hastanesinin yalnızca sağlık hizmeti sunan bir yatırım olmadığını belirten Güveli, sağlık turizmini de Dikili'nin geleceği açısından önemli gördüklerini söyledi.


Deniz turizminin yanı sıra sağlık, doğa ve kültür turizminin birlikte planlanması gerektiğini ifade eden Güveli, ilçenin yılın her döneminde ziyaretçi ağırlayabilecek potansiyele sahip olduğunu dile getirdi.


"Hastanemizi sağlık turizmi çerçevesinde değerlendirebilir miyiz diye çalışmalarımız var. Dikili artık otobüslerle turistlerin geldiği, 12 ay turist ağırlayan bir destinasyon merkezi olmalı."


"Dikili'nin Doğası Dört Mevsim Turizme Uygun"

Turizmin yalnızca deniz ve yaz sezonundan ibaret olmadığını ifade eden Güveli, Dikili'nin kırsal mahalleleri ve doğal güzelliklerinin de turizm açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.


İlçede bisiklet rotaları, doğa yürüyüşleri, motor sporları ve kırsal turizm organizasyonları düzenlenebileceğini belirten Güveli, mevcut potansiyelin yeterince kullanılmadığını savundu.


"Buradan başlayıp Yahşibey, Bademli, Denizköy, Çandarlı, Deliktaş ve Demirtaş güzergâhını kapsayan doğal bir ring oluşturabiliyoruz. Bu hatta bisiklet turları yapılabilir, off-road ve otocross yarışları düzenlenebilir. İlçemizin gösterilecek çok fazla noktası var."


"Yalnızca Yazlık Yaparak Bu İlçe Ayakta Kalamaz"

Turizmin inşaat sektörü ve yazlık konutlarla sınırlı kalmasının sürdürülebilir olmadığını söyleyen Güveli, Dikili'nin ekonomik geleceği için farklı turizm modellerinin geliştirilmesi gerektiğini belirtti.


Yılın yalnızca birkaç ayında hareketlenen bir ekonominin ilçeye yeterli katkıyı sağlamayacağını ifade eden Güveli, kültür, doğa ve sağlık turizmini kapsayan bütüncül bir planlamaya ihtiyaç olduğunu söyledi.


"Sadece yazlık yaparak, sadece inşaatla bu ilçe dönmez. Yaz geldi, insanlar üç ay kaldı, sonra gitti. Peki ekimde, şubatta, martta ne yapacağız? Dikili'nin farklı argümanlara ihtiyacı var. Kışlık organizasyonlara ihtiyacımız var. Fiziki şartlarımız olağanüstü. Türkiye'nin nadir ilçelerinden biriyiz ama bunun kıymetini bilmiyoruz."


PODCAST BÖLÜM 1:



PODCAST BÖLÜM 2:



Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page