Mehmet Zafer Taştan: "İstanbul ve Bursa Doydu, Sanayi Kuzey İzmir Yolunda: Gelebilecek Dev Göçü Vizyoner Şehir Planlamalarıyla Karşılamalıyız!"
- 4 May
- 6 dakikada okunur

ÖZEL DOSYA HABER
www.izmiryasam.net olarak, İzmir’in kuzey aksındaki ekonomik dönüşümü ve inşaat sektörünün geleceğini mercek altına aldık. Bergama Ticaret Odası İnşaat Meslek Komitesi Başkanı ve Taştan İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Zafer Taştan; Bergama, Dikili ve Kınık hattını kapsayan Kuzey İzmir’in, Türkiye’nin yeni sanayi ve yatırım odaklarından biri haline geldiğine dikkat çekti.
İstanbul ve Bursa gibi metropollerin yatırım doygunluğuna ulaşmasıyla birlikte sanayi rotasının bu bölgeye doğru ivme kazandığını belirten Taştan, yaşanan bu hareketliliğin bölgeye dev bir nüfus akışı getirebileceğini ifade etti. Bölgenin dinamik yapısının ekonomik dalgalanmalardan etkilenmeden büyüme potansiyelini koruyacağını vurgulayan Taştan, yerel yönetimlere şu çağrıda bulundu:
"Sanayi yatırımları 'geliyoruz' diye bağırıyor ve bölgedeki bu gelişim süreci artık durdurulamaz. Ancak bu noktada en büyük sorumluluk belediyelere ve kamu kuruluşlarına düşüyor. Müteahhitler ticari olarak bugünü planlar, yerel yönetimler ise şehrin geleceğini öngörmelidir. Bölgeye yönelik bu yoğun yatırım talebinin ardından gelebilecek dev göçü, ancak 20 yıl sonrasını hedefleyen vizyoner şehir planlamalarıyla sağlıklı bir şekilde karşılayabiliriz” dedi
"Müteahhit Bugünü İnşa Eder, Belediyeler Şehirlerin Geleceğini Kurgular"
Bergama inşaat sektörünün şu an için canlı olduğunu ancak bu canlılığın sürdürülebilir olması için kamu kuruluşlarının ve özellikle belediyelerin lokomotif görevi görmesi gerektiğini ifade eden Mehmet Zafer Taştan, müteahhitlerin sadece bugünü planlayabildiğini söyledi. Şehrin on yirmi yıllık geleceğini kurgulamanın yerel yönetimin asli görevi olduğunu hatırlatan Taştan, bölgeye bir anda gelecek olan beş on binlik nüfus artışının doğru yönetilmemesi durumunda yapılaşmanın sağlıksız alanlara kaymak zorunda kalacağını belirtti. İzmir genelinde gözlemlediği altyapı ve yol sorunlarının Bergama’da da benzer bir risk teşkil ettiğini söyleyen Taştan, sadece imar açmanın yeterli olmadığını, bu alanların altyapısının da eş zamanlı olarak oturtulması gerektiğini savundu.
"Yarının Bergama’sını İnşa Ederken Bugünün İmar Kısıtlamaları Kentin Geleceğini Zorluyor"
Örnek olarak, Bergama’nın girişindeki imar modelinin kentin estetik ve ekonomik potansiyelini tam olarak yansıtamadığını dile getiren Taştan, yapı kalitesi ile mevcut izinler arasındaki dengeye dikkat çekti. Özellikle Bayatlı bölgesindeki üç kat sınırını teknik bir perspektifle değerlendiren Taştan, inşa edilen binaların mühendislik gücünü şu sözlerle savundu:
"Biz projelerimizde öyle güçlü radye temeller atıyor ve öyle yüksek mukavemetli betonlar kullanıyoruz ki; bu yapılar aslında çok daha yüksek katlı ve modern şehircilik örneklerini taşıyabilecek bir teknik kapasiteye sahip. Ancak mevcut imar düzenlemeleri, bu devasa mühendislik yatırımının potansiyelini tam verimle kullanma noktasında sınırlı kalıyor. Bugün bu denli sağlam temellerin üzerine sadece üç kat inşa edildiğinde, Bergama yirmi yıl sonra büyüyüp geliştiğinde bu binaların kentin ihtiyacını karşılamakta zorlanabileceği gerçeğiyle karşı karşıya kalabiliriz. Bizler aslında bugünden, yirmi yıl sonraki Bergama’nın gelişim hızına ve modern silüetine tam olarak karşılık veremeyecek bir yapılaşma döngüsü içinde kalıyoruz. Müteahhitler olarak dış cepheden statik dayanıklılığa kadar en üst düzey kaliteyi sunma gayretindeyiz; ancak kentin asıl modern kimliğini ve uzun vadeli değerini belirleyecek olan, bu teknik güce uygun bir şehir planlama vizyonunu el birliğiyle geliştirmektir."
"Sıkışık Yapılar Yerine Ferah Şehircilik: 'Sitecik' Dönemini Kapatıp Geniş Peyzajlı Modern Bergama’yı Kurmalıyız"
Sektörün en büyük problemlerinden birinin dar alanlara sıkıştırılan çok bloklu yapılar olduğunu belirten Mehmet Zafer Taştan, Bergama’da "site" adı altında aslında "sitecik"ler inşa edildiğini dile getirdi. Mevcut imar planlarıyla birbirine sadece 6 metre mesafede yükselen blokların görselde birer kooperatifi andırdığını savunan Taştan, dikey büyümenin şehre nefes aldıracak yeşil alanlar kazandırmak için tek yol olduğunu şu somut örnekle paylaştı:
"Şu an 6 bloklu bir projede binalar birbirine o kadar yakın ki, yeşil alana yer kalmıyor. Kimse yanlış anlamasın ama bu bir imar rantı davası değildir. Örneğin; bir araziye belediyenin izniyle 100 daire yapılabiliyorsa, bu 100 daireyi 4 katlı 6 blokta toplamak yerine 8 katlı 3 blokta toplayalım. Daire sayısı yine 100 kalsın, yani ranta geçit verilmesin; ancak bina sayısını azaltarak kazandığımız o boş alanı peyzaja, çocuk oyun alanlarına ve otoparklara ayıralım. Amacımız aynı daire sayısını daha yüksek bloklarda toplayarak zeminde geniş sosyal donatılar yaratmaktır. Belediyeler, yeni imar açılacak bölgelerde bu mantıkla kat oranlarını artırarak hem Bergama’ya modern ve ferah bir çehre kazandırmalı hem de halkın yaşam kalitesini yükseltmelidir” dedi.
Kuzey İzmir’in sadece yerel bir merkez olmaktan çıkıp Türkiye’de bir sanayi üssüne dönüşme potansiyelini değerlendiren Mehmet Zafer Taştan, Batı Anadolu Serbest Bölgesi (BASBAŞ) Bergama Organize Sanayi Bölgesi (BOSBİ) Dikili Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi gibi sanayi hamleleriyle birlikte bölgenin artık Türkiye’nin en dinamik yatırım noktası haline geldiğini belirten Taştan, tüm kurumları "ortak akıl" etrafında buluşmaya davet etti.
6 Yıl Öncesinden Yapılan Uyarılar Gerçeğe Dönüşüyor
Yatırım sürecinin uzun bir hazırlık gerektirdiğine dikkat çeken Taştan, sanayi bölgelerinin yıllar öncesinden işaret fişeğini çaktığını belirterek şunları söyledi: "BASBAŞ CEO’su Faruk Güler, daha bölge kurulmadan yaklaşık 6-7 sene öncesinden Ticaret Odası toplantılarında sürekli dile getirdi; 'Bakın biz geliyoruz, hazırlıklı olun, kalifiye eleman yetiştirin, teknik liselerinizi kurun' dedi. Bugün geldiğimiz noktada sanayinin gelişi artık bir tahmin değil, somut bir gerçek. Bergama adeta bağırıyor; büyük bir nüfus ve göç dalgasının kapıda olduğunu haykırıyor. Bu gelişim karşısında sadece beklemek ya da her şeyi devletten beklemek yerine, Bergama’nın tüm paydaşlarıyla şimdiden strateji üretmesi gerekiyor."
"Ben Bilirim" Anlayışı Değil, Ortak Karar Mekanizması
Bergama’nın geleceğinin tek taraflı kararlarla değil, kolektif bir zeka ile kurgulanması gerektiğini savunan Taştan, katılımcı yönetim anlayışının önemine değindi. Belediye, Ticaret Odası ve tüm kamu kuruluşlarının iş dünyasıyla sürekli diyalog halinde olması gerektiğini vurgulayan Taştan, şunları söyledi:
"Her şeyi sadece bir tarafın bildiği bir dönem artık geride kalmalı. Her yaşta ve her makamda birbirimizden öğreneceğimiz çok şey var. Belediye başkanından sivil toplum kuruluşlarına kadar herkes bir araya gelmeli, ortak kararlar vererek Bergama’yı geliştirmeliyiz. Eğer amacımız bu kadim kenti geleceğe doğru bir şekilde taşımaksa, 'gözden ırak olan gönülden de ırak olur' gerçeğini unutmadan, birlik içinde hareket etmeliyiz. Bergama geri gitmez, aksine hızla ilerler; önemli olan bu ilerleyişe vizyoner bir liderlikle yön vermektir”
Dikili’de Gurbetçi Yatırımı Sektörü Canlı Tutuyor.
Bergama, Dikili ve Kınık’ı yapı ve inşaat sektörü kapsamında tek tek değerlendiren Mehmet Zafer Taştan, Dikili’deki değişime dikkat çekti. İZKA raporlarına da yansıdığı üzere Dikili'nin artık sadece bir "yazlık" rotası olmadığını, doğalgazın gelişi ve termal enerji kaynaklarının zenginliğiyle "daimi yuva" haline geldiğini belirtti. Özellikle emekli kesimin kışın da sosyal olanakları nedeniyle Dikili’yi tercih ettiğini ifade eden Taştan, sektördeki dengeleri şöyle özetledi:
"Dikili’de konut projeleri imar kısıtlılığı nedeniyle sınırlı kalsa da villa konsepti ön planda. Ancak buradaki inşaat sektörünün yerli yatırımcıdan ziyade döviz kuru avantajı nedeniyle gurbetçilerin talebiyle dönüyor olması dikkat çekici. Euro ve dolar bazlı yatırım yapan gurbetçilerimiz, Dikili’deki sektörün lokomotifi konumunda”
Kınık: Sanayi Vizyonu Güçlü Ama Konut Sektörü Durağan
Kınık’taki durumu da analiz eden Taştan, ilçenin fabrika ve sanayi hamleleriyle vizyoner bir gelişim sergilediğini ancak inşaat sektörünün son dönemde bir miktar durağanlaştığını gözlemlediğini söyledi. Belediye şirketleri aracılığıyla konut projeleri geliştirilmeye çalışılsa da yerli halkın lokasyon avantajı nedeniyle Bergama’yı tercih etme eğiliminde olduğunu belirten Taştan, Kınık’ın potansiyelinin doğru bir şehirleşme ile desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Kınık, Bergama ve Dikili Artık Birer Mahalle Kadar Yakın
Bergama, Kınık ve Dikili’nin birbirine sadece 20-30 kilometrelik mesafelerde olduğunu hatırlatan Mehmet Zafer Taştan, bu üç ilçenin aslında bir bütün olarak düşünülmesi gerektiğini savundu:
"Kınık, Bergama ve Dikili artık birer mahalle kadar birbirine yakın. Bu havzayı bütünleşik bir bakış açısıyla ele almalıyız. Geleceğe hazırlanırken belediyelerin 'ben yaparım' demesi ya da müteahhitlerin tek başına hareket etmesi bizi başarıya götürmez. Acil bir şekilde bilgi alışverişi yaparak, birlik ve beraberlik içinde Bergama’yı ve çevresini ileriye taşımalıyız" dedi.
Müteahhitler Derneği İçin Şart Çağrısı
Sektörün temsil gücünü artırmak adına Bergama’da bir Müteahhitler Derneği kurulmasının artık bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Taştan, kooperatifleşme mantığının inşaat sektöründe de uygulanması gerektiğini belirtti:
"Nasıl köylülerimiz için kooperatifleşme güç birliği demekse, bizim sektörümüzde de dernekleşme aynı kapıya çıkar. Kamu kuruluşları karşısında tek bir ses olarak temsiliyet kazanmak, sorunlarımızı anlatmak ve yapıcı çözümler üretmek için Bergama Müteahhitler Derneği'nin kurulması bana göre şarttır. Birlik beraberlik her zaman kazandırır” dedi.
"Galoşlu Tanıtımdan Flash Bellekli Teslime: İnşaatın Tüm Teknik Kayıtları Müşteriye Sunuyoruz.”
İnşaat sektöründe 15 yılı geride bırakan Mehmet Zafer Taştan, butik üretim anlayışıyla Bergama’da standartları yukarı taşımayı hedeflediklerini belirtiyor. Müşteri bilinçlendirmeyi bir görev bildiklerini ifade eden Taştan, gayrimenkul alacak vatandaşlara şu tavsiyelerde bulundu:
"Bir hukuki işlemde avukata, sağlık sorununda doktora giden vatandaşımız, milyonluk yatırım yaparken teknik detayları göz ardı edebiliyor. Yan binadaki fiyat farkını soran müşterilerimize mimari ve statik projelerimizi veriyor; 'Gidin bunu bir mühendise inceletin, aradaki kalite ve güven farkını o zaman göreceksiniz' diyoruz. Bizim için şeffaflık her şeyin önünde gelir. 8-9 yıl önce Bergama’da müşterilerimizi dairelere galoşla gezdirmeye başladık. İnşaatın temelinden bitişine kadar tüm demir bağlantılarını ve teknik süreçlerini videolayıp, daireyi teslim ederken müşterimize bir flash bellek içinde sunuyoruz. İnsanlar gece yastığa başını koyduğunda, içinde oturduğu binanın ne kadar güvenli olduğunu bilmeli."
“Maça 5-0 Önde Başladık: Baba Mirası Dürüst Ticaret”
Müteahhitliğe başlama sürecine ve ailesinin ticari geçmişine de değinen Taştan, babasının çevrede bıraktığı güvenilir imajın kendisine en büyük sermaye olduğunu vurguladı:
"Babam Gazanfer Taştan, hayvancılık sektöründen gelen bir isim. Biz bu işe merakımızla girdik ama maça 1-0 değil, babamın dürüst ticareti sayesinde 5-0 önde başladık. Onun bıraktığı tertemiz isim bizim en büyük referansımız oldu. Sektöre ilk adımımı Sami Dülger ustamla attım, ondan çok şey öğrendim. 15 yıldır müteahhitlik, son 6 yıldır da Taştan Yapı Malzemeleri ile sektörün her aşamasında varız” dedi.
















































Yorumlar