Cemil Tugay'dan Meslek Fabrikası kararı: "Gece nöbetlerimi azaltarak normal işime döneceğim!"
- 2 gün önce
- 3 dakikada okunur

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Meslek Fabrikası önünde başlattığı direniş ile ilgili açıklamada bulundu. Tugay, "İşimizi aksatıyormuş gibi görüntü olsun istemem. Biz buranın takibini yapmaya devam edeceğiz. CHP’nin siyasi iradesini itirazını sürdürmeye devam edecek. Ben burada gece nöbetlerimi azaltarak normal işime döneceğim. Bu olayla ilgili hukuki sürecimiz devam edecek" dedi.
Tapusunun İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesinin ardından polis eşliğinde tahliye edilen Meslek Fabrikası önünde başlatılan nöbete ilişkin konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, sürecin seyrine dair önemli mesajlar verdi. Tugay, gece nöbetlerini azaltarak görevine döneceğini açıklarken, belediyenin haklarını korumak adına hukuki mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.
Tugay'ın açıklaması şöyle:
Bizim yaptığımız hukuki başvurulardan birisi ile ilgili bir inceleme gerçekleşti. Daha önce yaptığım açıklamalarda söylediğim gibi olayı hukuki zeminde çözmeye çalışıyoruz. Burada Türkiye tarihinde ilk defa olmuş bir polis eşliğinde el koyma, işgal etme tutumuna karşı irade göstererek nöbetimizi tutmaya devam ettik. Olayın çözümü hukuki ya da idari yolla olacak bunu da biliyoruz. Herhangi bir cebir şiddet yoluyla olması mümkün değil. Başından sonuna her şey tamamen hukuksuz ve yanlış ilerlediği için kamuoyunun bu konuyu doğru anlaması bizim için önemliydi. İlk gün girmeye çalışmıştım biliyorsunuz ve izin vermemişlerdi. Bunun anlamsız olduğunu söylemiştim. Belediye başkanıyım ve herhangi bir kişiye ya da yapıya zarar verecek halim yok. Buna izin verilmesi için ısrarla söylememe rağmen izin verilmedi ve nedenini sorduğumda ‘Yukardan böyle emir geldi’ diye genel geçer cevap verildi. Bugün mahkemenin tespit işlemi sırasında belediye başkanı olarak bulunma nedeniyle içeri almak zorunda kaldılar. Başında yine mukavemet oldu ve üst makamlara soralım onay alalım durumu oldu.

Ama nihayetinde hakimlerin bu konudaki sorumluluğu bizim tespiti isteyen kurumun en başındaki kişi olarak içeri girmem konusunda zorunlu kılıyordu. Heyete eşlik ettim. Binadaki içerdeki restorasyon, eşyalarla ilgili bilirkişi heyeti tespit yaparken bende eşlik ettim. Ne kadar üzgün olduğumu anlatamam. Meslek Fabrikasının kurslarında kullanılan bütün o malzemeler, kitaplardan tutun bilgisayarlara, dershane dolabından tutun her şey yerli yerinde duruyor. Biraz tozlanmış ve kirlenmişler. Kullanılamıyor durumdalar. Neden böyle bir duruma yol açalım? İki devlet kurumu arasında bir mülkiyet tartışması varsa bu da mahkemeye yansımışsa bu mahkeme sonuçlanana kadar yapılacak olan şey polisle burayı işgal etmek midir, belediyeyi bu hizmetten mahrum bırakmak mıdır yoksa mahkeme sonuçlanana kadar beklemek ve ona göre tutum almak mıdır? Bunu bu şekilde bu hale getiren İzmir’de iktidarın temsilcisi milletvekilleridir. Bunu defalarca söylüyorum çünkü biliyorum sorumluların onlar olduğunu. Onlar emniyet güçlerini baskı altında tutuyorlar, mahkemeleri de baskı altında tutmaya çalışıyorlar. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde ya da Bölge Müdürlüğü’nde kendi siyasi kökenlerinden görevin başına getirdikleri kişiler hariç herkes bu hukuksuz durumun sıkıntısını, eziyetini yaşıyor. Bu durumu bu hale getirenler gerçekten utanmalılar. Bu bir utanç vakasıdır. Türkiye’de ilk defa bir kamu kurumunun mülkü bir başka kamu kurumunun mülkiyet iddiası nedeniyle polis zoruyla işgal edilmiş, abluka altına alınmış durumdadır. Bu Türkiye tarihinde ilktir.
Vakıflar Bölge Müdürlüğü İzmir’de 3 bin 500 gayrimenkule sahip. Bunu acelece polise yapmak zorunda değiller. Bu tamamen belediyeye sorun çıkarayım diye uğraşan AK Parti’nin milletvekillerinin eseridir. İzmir’in AK Partili milletvekilleri bir gram hizmet getirmedikleri gibi belediyenin her işini Ankara’da engellemek için çalışıyorlar. Şu an bu binalarımızı da bizlerden alarak ilave zorluklar yaratmaya çalışıyorlar. İzmir halkı bu gerçeklerin farkında olsun.
Ülkemizde yanlış yönetim, hukuksuzluk, kötülük normalleştirilmeye çalışılıyor. Artık biz bu kötülüğü yapıyoruz siz de kabullenmek zorundasınız yaklaşımı var. Bizden bunu istiyorlar. Ben bireysel olarak kolaylıkla bertaraf edeceğiniz insanlardan biri değilim.
Bugün Bornova Belediye Başkanımızı gözaltına alındı. Tutuklanır mı, görevden alınır mı bilmiyoruz. Endişeliyiz. Türkiye’nin her yerinde inanılmaz bir hukuksuzluk yaşanıyor. Anti demokratik ceberrut yönetim anlayışı var. Türkiye iyi bir yere gitmiyor. Bu döner dolaşır ve herkesin hayatına bulaşır. Bu ülkede normal bit yaşam sürmek mümkün değil. O yüzden bu konuyu tepkiyle karşılıyoruz.
İl Başkanlığımız ile eylem sürecimiz devam edecek. Bugün Bornova Belediye Başkanımızla ilgili süreçle ilgilenmek zorundayım. İşin başında ben yıllık izin alarak sürece başladım. Şu an ben yıllık izindeyim. Yönetici arkadaşlarımıza, ‘sizler belediyenin hiçbir çalışmasını aksatmadan ve bu işe karışmadan işinizi yapacaksınız’ dedim. Bu şekilde geldim. İşimizi aksatıyormuş gibi görüntü olsun istemem. Biz buranın takibini yapmaya devam edeceğiz. CHP’nin siyasi iradesini itirazını sürdürmeye devam edecek. Ben burada gece nöbetlerimi azaltarak normal işime döneceğim. Bu olayla ilgili hukuki sürecimiz devam edecek. Avukat arkadaşlarımız belediyenin hakkını savunmak için mücadele veriyor. Pek çok insandan haklılığımıza dair şeyler duyuyorum. Bu yapılan şey bir kötülüktür. Bu kötülüğü normal görmemeliyiz. Sakın ola ki kimse gereksiz yere büyüttüğümüzü düşünmesin. Bu elimizden geleni yapmamızı gerektiren bir durumdur.”
















































Yorumlar