CHP'de bir kopuş daha! 6 ilçe başkanı istifasını açıkladı
- 2 saat önce
- 9 dakikada okunur

CHP İzmir İl Yönetimi tarafından kesin ihraç istemiyle disipline sevk edilen Çiğli, Karşıyaka, Karabağlar, Gaziemir, Narlıdere ve Selçuk ilçe başkanları, bugün ilçe binaları önünde düzenleyecekleri basın açıklamalarıyla CHP'den istifa ettiklerini duyurdu. İlçe başkanları yeni siyasi süreçte Özgür Özel'in yanında yürüneceği mesajını verdi.
CHP’de mutlak butlan kararının ardından parti içindeki hareketlilik devam ediyor. Özgür Özel’in yeni parti açıklamasının ardından istifa fırtınası sürerken dün CHP İzmir İl Yönetimi 6 ilçe başkanını disipline sevk etti.
6 İLÇE BAŞKANI DİSİPLİNLİK
CHP Çiğli İlçe Başkanı Erkan Akar, Karşıyaka İlçe Başkanı Levent Güçlü, Karabağlar İlçe Başkanı Volkan Gürboğa, Gaziemir İlçe Başkanı Çağrı Şırlancı, Narlıdere İlçe Başkanı Mesut Durgun ve Selçuk İlçe Başkanı İpek Onbaşıoğlu kesin ihraç istemiyle tedbirli olarak İl Disiplin Kuruluna sevk edildi.
Bugün 6 ilçe başkanı CHP’den istifa ettiklerini duyurdu.
SESSİZ KALMA GÜNÜ DEĞİL
Selçuk İlçe Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Bugün dayanışmayı büyütme, yarını birlikte inşa etme günüdür. Seçilmiş İlçe Başkanımız hakkında başlatılan ihraç istemli disiplin süreci sonrasında, örgütümüzün ortak iradesini ortaya koymak ve dayanışmamızı büyütmek amacıyla tüm üyelerimizi buluşmamıza davet ediyoruz. Bu buluşmada yalnızca dayanışmamızı ortaya koymayacak; önümüzdeki siyasi sürece ilişkin değerlendirmelerimizi, yol haritamızı ve yeni döneme dair örgütsel çalışmalarımızı da birlikte paylaşacağız. Bugün sessiz kalma günü değildir. Bugün örgütüne, iradene ve yol arkadaşına sahip çıkma günüdür. Birlikte yürüdük” ifadeleri yer aldı.
NARLIDERE'DE ÖRGÜT DAĞILDI!
CHP Narlıdere İlçe Başkanı Mesut Durgun tarafından yapılan basın açıklamasında, ilçe yönetim kurulunda bulunan 21 kişiden 19’unun, İlçe Kadın Kolları ve İlçe Gençlik Kolları yönetimleriyle birlikte CHP üyeliklerinden ve üstlendikleri parti görevlerinden istifa ettiği duyuruldu.
Durgun açıklamasında, "Türkiye, demokrasinin ağır yaralar aldığı; hukukun siyasetin gölgesine hapsedildiği, millet iradesinin ve örgüt iradesinin yok sayıldığı tarihi bir dönemden geçmektedir. İktidar; yargıyı adaletin teminatı olmaktan çıkarıp siyasetin aracı hâline getirmiş, devleti ise baskıyla ayakta duran bürokratik bir aygıta dönüştürmüştür. Ne yazık ki Cumhuriyet Halk Partisi de bu kuşatmadan kurtulamamıştır. AKP hükümeti, Türkiye'nin birinci partisi olan CHP'yi, koltuk sevdalısı mutlak butlan yönetimini maşa olarak kullanarak parçalamaya yönelik bir süreç yürütmektedir. Ancak hiçbir koltuk sevdası; bizleri Atatürk'e olan bağlılığımızdan, ülkemize, İzmir'imize ve milletimize olan sevgimizden vazgeçiremez. Ülkemiz adeta yangın yeriyken, CHP Bülent Ecevit'ten sonra ilk kez Türkiye'yi tek başına yönetecek bir konuma gelmişken, son seçimlerde %38 oy alarak Türkiye'nin birinci partisi olmuşken; ülkesini ve milletini sevmeyen, tek derdi koltukları olan küçük mutlak butlan ekibinin hakkımızda verdiği ihraç kararını tanımıyoruz" dedi.
ÇİĞLİ: BİZ HER ZAMAN CHP'Lİ KALACAĞIZ
CHP Çiğli İlçe Başkanı Erkan Akar, ilçe başkanlığında düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Akar, şunları söyledi:
"Partimizi çok iyi bir noktaya getirdik. Üye sayımızı 14 bine çıkardık. Bunun için çok büyük emek verdik. Yaşanan süreç, 12 Eylül darbesinden sonra partimize yapılmış en büyük darbedir. Taleplerimiz geri çevrildi. Artık söyleyecek başka sözümüz kalmadı. Biz her zaman CHP'li olarak kalacağız.
Bu, hüzünlü bir veda. Yeni başkanların önünü açmak için ayrılmak gerekiyor. Meclis üyelerimizle saat 18.00'de olağanüstü toplantı yapacağız. CHP çatısı altındaki son günümüzü yaşıyoruz. Buradan, tekrar dönmek üzere ayrılıyoruz. Seçilmiş olduğum CHP Çiğli İlçe Başkanlığı görevinden ve CHP üyeliğinden istifa ettiğimi kamuoyuna bildiriyorum. Bu, hüzünlü bir veda. Türk bayrağını ve CHP bayrağını yeniden dalgalandıracağız."
GAZİEMİR: ÖZGÜR ÖZEL’İN MİLLETLE BİRLİKTE BAŞLATTIĞI YÜRÜYÜŞE İNANIYORUZ
CHP Gaziemir İlçe Başkanı Çağrı Şırlancı, ilçe yönetimi, kadın ve gençlik kolları yönetimleriyle birlikte parti üyeliğinden ve tüm görevlerinden istifa ettiklerini açıkladı. Şırlancı, haklarında verilen ihraç kararını tanımadıklarını belirterek, "Genel Başkanımız Özgür Özel'in milletle birlikte başlattığı yürüyüşe inanıyoruz" dedi.
Açıklamanın tamamı şu şekilde:
BASINA VE KAMUOYUNA
Bugün burada, hayatımızın en zor ama vicdanımızın en rahat kararlarından birini kamuoyuyla paylaşmak üzere bulunuyoruz.
Hiç kimse ömrünü verdiği bir çatının kapısından arkasına bakmadan çıkmaz. Hiç kimse yıllarını, emeğini, umutlarını ve mücadelesini adadığı bir siyasi gelenekten kolay kolay ayrılmaz. Çünkü CHP, hatıralarımızın, dostluklarımızın, mücadelemizin ve hayallerimizin evidir.
Bizler yıllarımızı Cumhuriyet Halk Partisi’ne vermiş insanlarız. Mahallelerde, sandıklarda, sokaklarda, meydanlarda gecemizi gündüzümüze katarak çalıştık. Seçim kazandığımız günlerde de en zor zamanlarda da aynı inançla dimdik durduk. Bu partiyi hiçbir zaman bir makamın kapısı olarak görmedik. Cumhuriyet’in, demokrasinin ve sosyal adalet mücadelesinin taşıyıcısı olarak gördük.
İşte tam da bu yüzden bugün burada bulunmak, tarihe karşı duyduğumuz sorumluluğun sonucudur.
Türkiye, demokrasinin ağır yaralar aldığı; hukukun siyasetin gölgesine hapsedildiği, millet iradesinin ve örgüt iradesinin yok sayıldığı tarihi bir dönemden geçmektedir.
İktidar; yargıyı adaletin teminatı olmaktan çıkarıp siyasetin aracı hâline getirmiş, devleti ise baskıyla ayakta duran bürokratik bir aygıta dönüştürmüştür.
Ne yazık ki Cumhuriyet Halk Partisi de bu kuşatmadan kurtulamamıştır.
AKP hükümeti, Türkiye’nin birinci partisi olan CHP’yi, koltuk sevdalısı mutlak butlan yönetimini maşa olarak kullanarak parçalamaya yönelik bir süreç yürütmektedir. Ancak hiçbir koltuk sevdası; bizleri Atatürk’e olan bağlılığımızdan, ülkemize, İzmir’imize ve milletimize olan sevgimizden vazgeçiremez.
Ülkemiz adeta yangın yeriyken, CHP Bülent Ecevit’ten sonra ilk kez Türkiye’yi tek başına yönetecek bir konuma gelmişken, son seçimlerde %38 oy alarak Türkiye’nin birinci partisi olmuşken; ülkesini ve milletini sevmeyen, tek derdi koltukları olan küçük mutlak butlan ekibinin hakkımızda verdiği ihraç kararını tanımıyoruz.
Çünkü meşruiyet yalnızca makamdan doğmaz.
Meşruiyet; örgütün iradesinden doğar.
Üyenin vicdanından doğar.
Halkın güveninden doğar.
Ancak herkes bilmelidir ki bugün açıkladığımız karar, bizler için yıllardır inandığımız değerler uğruna verdiğimiz mücadelenin yeni bir başlangıcıdır.
Bizler siyaseti unvan, makam veya koltuk sevdasıyla yapmıyoruz. Bizler siyaseti; Cumhuriyet’in değerlerine, sosyal demokrasiye, halkın iradesine ve Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emanet ettiği çağdaş Türkiye idealine olan inancımızla yapıyoruz.
Çünkü bize öğretilmek istenen çaresizliği reddediyoruz.
Kendimize daraltılan bir siyaset anlayışının içinde nefessiz kalmayı reddediyoruz.
Omuzlarımıza yüklenmek istenen umutsuzluğu reddediyoruz.
Bugün içimizde ayrılığın hüznü yoktur.
Milletimize umut olabilmenin heyecanı vardır.
Milletimizle aynı istikamette yürüyebilmenin coşkusu vardır.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, Ankara’nın boğucu koridorlarına sıkışan siyaseti reddederek yüzünü yeniden millete döndü. Köy kahvelerine gitti, kasaba meydanlarına gitti, şehrin en yoksul mahallelerine gitti. Çünkü biliyordu ki halktan kopan bir siyaset iktidar olamaz.
Biz de bu anlayışa inandık.
Çünkü biz de biliyoruz ki; halkın olmadığı yerde siyaset olmaz, örgütün olmadığı yerde parti olmaz, umut olmayan yerde ise gelecek kurulamaz.
Bugün yeni bir başlangıcın miladıdır.
Bizim asıl meselemiz; AKP hükümetinin ülkemizi uçuruma sürüklediği, gönlü temiz, vicdanlı, vefakâr Anadolu insanının yaşadığı büyük sıkıntılardır.
Asıl mesele, Türkiye’nin içine sürüklendiği ağır ekonomik krizdir.
Asıl mesele, her geçen gün derinleşen adaletsizliktir.
Asıl mesele, gençlerin umutlarını yurt dışında aramak zorunda bırakılmasıdır.
Asıl mesele, emeklinin, işçinin, çiftçinin ve esnafın her geçen gün daha da yoksullaşmasıdır.
Asıl mesele, hukukun üstünlüğünün zedelenmesi, demokrasinin daraltılması ve halkın iradesinin her alanda baskı altına alınmasıdır.
Bugün bütün enerjimizi AKP hükümetinin bu ülkeyi yıllardır içine sürüklediği karanlıktan çıkaracak büyük demokrasi mücadelesine vermek zorundayız.
Bizim mücadelemiz; halkın iktidarını kurma, demokrasiyi yeniden güçlendirme ve Türkiye’yi yeniden hukuk devletiyle, adaletle ve refahla buluşturma mücadelesidir.
Bu nedenle tercihimiz nettir.
Bu nedenle bugün burada; ilçe yönetim kurulumuz, kadın kolları başkanımız ve yönetimi, gençlik kolları başkanımız ve yönetimiyle birlikte Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimizden ve üstlenmiş olduğumuz tüm parti görevlerinden istifa ediyoruz.
Bu karar; ortak vicdanın, ortak aklın ve birlikte yürüdüğümüz örgütümüzün kararıdır.
Türkiye’nin yeniden ayağa kalkacağına inanan, umudu büyüten ve iktidarı hedefleyen anlayış ile biz, iktidara yürüyenleriz.
Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu anda, milletimizin yeniden inanacağı büyük bir yürüyüşün parçası olmaktan asla vazgeçmiyoruz.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in ortaya koyduğu değişim iradesine, demokrasi mücadelesine ve milletle birlikte yürüyen siyaset anlayışına olan inancımızı bugün de aynı kararlılıkla sürdürüyoruz.
Bizim mücadelemiz; Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandıracak, adaleti yeniden ayağa kaldıracak ve bu ülkeye yeniden umut olacak bir Türkiye mücadelesidir.
Bugün görevlerimizden ve üyeliklerimizden ayrılıyoruz.
Cumhuriyet’e yeniden sahip çıkıyoruz.
Demokrasiye yeniden sahip çıkıyoruz.
Adalete yeniden sahip çıkıyoruz.
Milletimize yeniden sarılıyoruz.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in milletle birlikte başlattığı yürüyüşe inanıyoruz.
Ülkemizin yeniden ayağa kalkacağına inanıyoruz.
Ve biliyoruz ki;
Hiçbir güç, milletinden aldığı cesaretle yürüyenleri durduramaz.
Hiçbir baskı, halkına güvenenleri yolundan çeviremez.
Hiçbir karar, vicdanıyla yürüyenleri teslim alamaz.
Bugün attığımız imza…
Türkiye’nin yeniden ayağa kalkacağı günlere atılmış ilk adımdır.
Biz hazırız!
Biz kararlıyız!
Biz umudumuzu da, cesaretimizi de, inancımızı da yanımıza aldık!
Şimdi…
Hep birlikte…
YÜRÜYELİM ARKADAŞLAR!
KARABAĞLAR: MESELE KOLTUK DEĞİL, MEMLEKETTİR!
CHP Karabağlar İlçe Başkanı Volkan Gürboğa, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte görevinden ve parti üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı. Gürboğa, açıklamasında parti yönetimini demokrasi ve eleştiri anlayışı üzerinden eleştirirken, Özgür Özel'in öncülüğünde kurulacağını öne sürdüğü yeni siyasi harekette yer alacaklarını söyledi.

Açıklamanın tamamı şu şekilde:
BASINA VE KAMUOYUNA
Ben bu mücadeleye bir makam için başlamadım.
Bir koltuk uğruna da siyaset yapmadım.
13 yaşında, bu ülkenin geleceğine inanarak çıktığım bu yolda yıllarca hiçbir karşılık beklemeden emek verdim. Afiş astım, bildiri dağıttım, seçim bürolarında sabahladım, sokak sokak, mahalle mahalle mücadele ettim.
Üstlendiğim her görev benim için bir makam değil, bir sorumluluktu.
Bugün ise geldiğimiz noktada; farklı düşünmenin suç, eleştirmenin ihanet, demokrasi talep etmenin disiplin gerekçesi sayıldığı bir anlayışla karşı karşıyayız.
Bizi susturabileceklerini sandılar.
Yanıldılar.
Görevler alınabilir.
Unvanlar sökülebilir.
Disiplin dosyaları hazırlanabilir.
Ama inanç, mücadele ve irade hiçbir kararla teslim alınamaz.
Siyaseti birkaç kişinin iradesine mahkûm eden anlayışın karşısındayız.
Çünkü demokrasi, yalnızca konuşurken savunulacak bir kavram değildir.
Gerçek demokrasi; farklı düşünenlerin de var olabildiği yerde yaşar.
Bugün bize yöneltilen yaptırımların nedeni yanlış yapmak değil, yanlışlara sessiz kalmamamızdır.
Biz susmayı tercih etmedik.
Bedel ödemeyi tercih ettik.
Bu nedenle birlikte yol yürüdüğümüz yönetim kurulu üyelerimizle yaptığımız ortak değerlendirme sonucunda, görevlerimizden ve parti üyeliğimizden istifa ediyoruz.
Bu bir geri çekiliş değildir.
Bu, yeni bir yürüyüşün başlangıcıdır.
Türkiye’nin artık eski siyaset anlayışına değil, halkın sesini gerçekten temsil edecek yeni ve güçlü bir demokratik harekete ihtiyacı vardır.
Sayın Özgür Özel’in öncülüğünde kurulacağını açıkladığı yeni siyasi hareketin, milyonlarca insanın değişim ve umut beklentisinin adresi olacağına inanıyoruz.
Biz de bu büyük yürüyüşte yer alacağız.
Çünkü artık mesele bir parti meselesi değil, Türkiye’nin geleceği meselesidir.
Mesele koltuk değil, memlekettir.
Mesele makam değil, millettir.
Mesele biat değil, onurlu mücadeledir.
Hiç kimse kendisini milyonların iradesinin üzerinde göremez.
Hiç kimse eleştiriyi ihraç ederek fikirleri yok edemez.
Hiç kimse korku iklimi oluşturarak değişimin önüne geçemez.
Bugün bir sayfa kapanıyor.
Ama çok daha güçlü bir sayfa açılıyor.
Biz susmayacağız.
Biz geri adım atmayacağız.
Biz dün olduğu gibi bugün de halkın yanında, demokrasinin yanında ve değişimin yanında olacağız.
Çünkü fikirler yasaklanamaz.
Vicdanlar teslim alınamaz.
Ve değişimin önüne hiçbir güç geçemez.
Kamuoyuna saygıyla duyururuz.
CHP KARŞIYAKA İLÇE BAŞKANLIĞI’NDAN TOPLU İSTİFA!
CHP Karşıyaka İlçe Başkanı Levent Güçlü, ilçe yönetimi, kadın ve gençlik kolları başkanları ile yönetimleriyle birlikte partisinden istifa etti. İlçe başkanlığı önündeki bir bankın üzerine çıkarak partililere ve vatandaşlara seslenen Güçlü, konuşmasının ardından kalabalıkla birlikte kurulacak olan yeni partinin Karşıyaka ilçe binası olarak planlanan adrese doğru yürüdü. Güçlü, “Bizim mücadelemiz; Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandıracak, adaleti yeniden ayağa kaldıracak ve bu ülkeye yeniden umut olacak bir Türkiye mücadelesidir” dedi.

‘YENİ PARTİ’ BİNASINA YÜRÜYÜŞ
Açıklamasını coşkulu bir kalabalığa hitap ederek tamamlayan Güçlü, konuşmasının sonunda "Yürüyelim arkadaşlar" çağrısında bulundu. Açıklamanın ardından kalabalık grup, kurulması planlanan yeni partinin Karşıyaka İlçe Başkanlığı binası olarak belirlenen adrese yürüyüş gerçekleştirdi.
Levent Güçlü’nün açıklamasının tamamı şu şekilde:
“Bugün burada, hayatımızın en zor ama vicdanımızın en rahat kararlarından birini kamuoyuyla paylaşmak üzere bulunuyoruz.
Hiç kimse ömrünü verdiği bir çatının kapısından arkasına bakmadan çıkmaz. Hiç kimse yıllarını, emeğini, umutlarını ve mücadelesini adadığı bir siyasi gelenekten kolay kolay ayrılmaz. Çünkü CHP, hatıralarımızın, dostluklarımızın, mücadelemizin ve hayallerimizin evidir.
Bizler yıllarımızı Cumhuriyet Halk Partisi’ne vermiş insanlarız. Mahallelerde, sandıklarda, sokaklarda, meydanlarda gecemizi gündüzümüze katarak çalıştık. Seçim kazandığımız günlerde de en zor zamanlarda da aynı inançla dimdik durduk. Bu partiyi hiçbir zaman bir makamın kapısı olarak görmedik. Cumhuriyet’in, demokrasinin ve sosyal adalet mücadelesinin taşıyıcısı olarak gördük.
İşte tam da bu yüzden bugün burada bulunmak, tarihe karşı duyduğumuz sorumluluğun sonucudur.
Türkiye, demokrasinin ağır yaralar aldığı; hukukun siyasetin gölgesine hapsedildiği, millet iradesinin ve örgüt iradesinin yok sayıldığı tarihi bir dönemden geçmektedir.
İktidar; yargıyı adaletin teminatı olmaktan çıkarıp siyasetin aracı hâline getirmiş, devleti ise baskıyla ayakta duran bürokratik bir aygıta dönüştürmüştür.
Ne yazık ki Cumhuriyet Halk Partisi de bu kuşatmadan kurtulamamıştır.
AKP hükümeti, Türkiye'nin birinci partisi olan CHP'yi, koltuk sevdalısı mutlak butlan yönetimini maşa olarak kullanarak parçalamaya yönelik bir süreç yürütmektedir. Ancak hiçbir koltuk sevdası; bizleri Atatürk'e olan bağlılığımızdan, ülkemize, İzmir'imize ve milletimize olan sevgimizden vazgeçiremez.
Ülkemiz adeta yangın yeriyken, CHP Bülent Ecevit'ten sonra ilk kez Türkiye'yi tek başına yönetecek bir konuma gelmişken, son seçimlerde %38 oy alarak Türkiye'nin birinci partisi olmuşken; ülkesini ve milletini sevmeyen, tek derdi koltukları olan küçük mutlak butlan ekibinin hakkımızda verdiği ihraç kararını tanımıyoruz.
Çünkü meşruiyet yalnızca makamdan doğmaz.
Meşruiyet; örgütün iradesinden doğar.
Üyenin vicdanından doğar.
Halkın güveninden doğar.
Ancak herkes bilmelidir ki bugün açıkladığımız karar, bizler için yıllardır inandığımız değerler uğruna verdiğimiz mücadelenin yeni bir başlangıcıdır.
Bizler siyaseti unvan, makam veya koltuk sevdasıyla yapmıyoruz. Bizler siyaseti; Cumhuriyet'in değerlerine, sosyal demokrasiye, halkın iradesine ve Mustafa Kemal Atatürk'ün bize emanet ettiği çağdaş Türkiye idealine olan inancımızla yapıyoruz.
Çünkü bize öğretilmek istenen çaresizliği reddediyoruz.
Kendimize daraltılan bir siyaset anlayışının içinde nefessiz kalmayı reddediyoruz.
Omuzlarımıza yüklenmek istenen umutsuzluğu reddediyoruz.
Bugün içimizde ayrılığın hüznü yoktur.
Milletimize umut olabilmenin heyecanı vardır.
Milletimizle aynı istikamette yürüyebilmenin coşkusu vardır.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, Ankara’nın boğucu koridorlarına sıkışan siyaseti reddederek yüzünü yeniden millete döndü. Köy kahvelerine gitti, kasaba meydanlarına gitti, şehrin en yoksul mahallelerine gitti. Çünkü biliyordu ki halktan kopan bir siyaset iktidar olamaz.
Biz de bu anlayışa inandık.
Çünkü biz de biliyoruz ki; halkın olmadığı yerde siyaset olmaz, örgütün olmadığı yerde parti olmaz, umut olmayan yerde ise gelecek kurulamaz.
Bugün yeni bir başlangıcın miladıdır.
Bizim asıl meselemiz; AKP hükümetinin ülkemizi uçuruma sürüklediği, gönlü temiz, vicdanlı, vefakâr Anadolu insanının yaşadığı büyük sıkıntılardır.
Asıl mesele, Türkiye'nin içine sürüklendiği ağır ekonomik krizdir.
Asıl mesele, her geçen gün derinleşen adaletsizliktir.
Asıl mesele, gençlerin umutlarını yurt dışında aramak zorunda bırakılmasıdır.
Asıl mesele, emeklinin, işçinin, çiftçinin ve esnafın her geçen gün daha da yoksullaşmasıdır.
Asıl mesele, hukukun üstünlüğünün zedelenmesi, demokrasinin daraltılması ve halkın iradesinin her alanda baskı altına alınmasıdır.
Bugün bütün enerjimizi AKP hükümetinin bu ülkeyi yıllardır içine sürüklediği karanlıktan çıkaracak büyük demokrasi mücadelesine vermek zorundayız.
Bizim mücadelemiz; halkın iktidarını kurma, demokrasiyi yeniden güçlendirme ve Türkiye'yi yeniden hukuk devletiyle, adaletle ve refahla buluşturma mücadelesidir.
Bu nedenle tercihimiz nettir.
Bu nedenle bugün burada; ilçe yönetim kurulumuz, kadın kolları başkanımız ve yönetimi, gençlik kolları başkanımız ve yönetimiyle birlikte Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimizden ve üstlenmiş olduğumuz tüm parti görevlerinden istifa ediyoruz.
Bu karar; ortak vicdanın, ortak aklın ve birlikte yürüdüğümüz örgütümüzün kararıdır.
Türkiye’nin yeniden ayağa kalkacağına inanan, umudu büyüten ve iktidarı hedefleyen anlayış ile biz, iktidara yürüyenleriz.
Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu anda, milletimizin yeniden inanacağı büyük bir yürüyüşün parçası olmaktan asla vazgeçmiyoruz.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in ortaya koyduğu değişim iradesine, demokrasi mücadelesine ve milletle birlikte yürüyen siyaset anlayışına olan inancımızı bugün de aynı kararlılıkla sürdürüyoruz.
Bizim mücadelemiz; Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandıracak, adaleti yeniden ayağa kaldıracak ve bu ülkeye yeniden umut olacak bir Türkiye mücadelesidir.
Bugün görevlerimizden ve üyeliklerimizden ayrılıyoruz.
Cumhuriyet’e yeniden sahip çıkıyoruz.
Demokrasiye yeniden sahip çıkıyoruz.
Adalete yeniden sahip çıkıyoruz.
Milletimize yeniden sarılıyoruz.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in milletle birlikte başlattığı yürüyüşe inanıyoruz.
Ülkemizin yeniden ayağa kalkacağına inanıyoruz.
Ve biliyoruz ki;
Hiçbir güç, milletinden aldığı cesaretle yürüyenleri durduramaz.
Hiçbir baskı, halkına güvenenleri yolundan çeviremez.
Hiçbir karar, vicdanıyla yürüyenleri teslim alamaz.
Bugün attığımız imza…
Türkiye’nin yeniden ayağa kalkacağı günlere atılmış ilk adımdır.
Biz hazırız!
Biz kararlıyız!
Biz umudumuzu da, cesaretimizi de, inancımızı da yanımıza aldık!
Şimdi…
Hep birlikte…
YÜRÜYELİM ARKADAŞLAR!”














































Yorumlar