top of page

Osman Ertürk Özel: “Bize yeni masallar anlatıp uyutmak istiyorlar”

  • 2 saat önce
  • 11 dakikada okunur
İYİ Partili Osman Ertürk Özel’den Bergama’da sert mesaj: “Bize yeni masallar anlatıp uyutmak istiyorlar”

İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, Bergama’da katıldığı kahvaltı programında Türkiye’nin ekonomik ve siyasi gündemine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Eğitimden sağlığa, enflasyondan faiz oranlarına kadar birçok başlıkta iktidarı eleştiren çarpıcı iddialarda bulunan Özel, ekonomik sorunların üzerinin farklı gündemlerle örtülmeye çalışıldığını savundu. Özel, “Bize anlatılacak, bizi oyalayacak, mümkünse de mışıl mışıl uyutacak yeni masallar gerekiyor. Yeni masalımızın adını biliyorsunuz: Terörsüz Türkiye” dedi.

İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, Bergama’da düzenlenen kahvaltı programında partililer, sivil toplum kuruluşları, oda ve basın temsilcileriyle bir araya geldi.


Ilıca Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen programa İYİ Parti İzmir İl Başkanı Av. Ülkü Doğan, İYİ Parti Bergama İlçe Başkanı Gökhan Engel, il ve ilçe yöneticileri ile STK, oda ve basın temsilcileri katıldı. Programın ardından Özel ve beraberindeki heyet, Bergama Ticaret Odası Başkanı Lütfi Kolat ve yönetimini ziyaret etti.


İYİ Partili Osman Ertürk Özel’den Bergama’da sert mesaj: “Bize yeni masallar anlatıp uyutmak istiyorlar”

İYİ Partili Osman Ertürk Özel’den Bergama’da sert mesaj: “Bize yeni masallar anlatıp uyutmak istiyorlar”

Konuşmasına programa katılanlara teşekkür ederek başlayan Özel, Bergama ile kendisi açısından özel bir bağ bulunduğunu söyledi. Özel, yalnızca İzmirli ve Selçuklu bir hemşehri olmadığını, aynı zamanda Bergama’nın damadı olduğunu belirtti.


Eşinin ailesinin Bergama’da yaşadığını ifade eden Özel, bu nedenle ilçede kendisini yabancı hissetmediğini dile getirdi.


“Kendimi burada yabancı hissetmiyorum. Sizlere aynı zamanda bir hemşehriniz olarak da tekrar hoş geldiniz diyorum” ifadelerini kullanan Özel, Bergama ile olan bağının altını çizdi.


“Türkiye bize yalnızca kendisiyle meşgul olma hakkı veriyor”

Konuşmasının devamında Türkiye’nin ekonomik ve sosyal sorunlarına değinen Özel, insanların gündelik hayatlarını rahat bir şekilde sürdürebilmekte zorlandığını savundu.


Böyle toplantılarda insanların güzel konulardan bahsetmek istediğini ancak Türkiye’nin mevcut koşullarının buna izin vermediğini belirten Özel, vatandaşların sürekli ekonomik ve sosyal sorunlarla uğraşmak zorunda kaldığını söyledi.


Özel, Türkiye’de insanların iyi eğitim ve sağlık hizmetlerine ulaşmakta zorlandığını, yüksek konut fiyatları ve yaşam maliyetleri nedeniyle hayatın giderek pahalılaştığını dile getirdi.


“Biz daima kötü bir eğitim alarak, daima kötü bir sağlık hizmeti alarak, daima çok pahalı evlerde oturmak zorunda kalarak, çok kötü yaşamları çok pahalıya satın almak durumunda kalarak ömürlerimizi tamamlıyoruz” diyen Özel, Türkiye’nin özellikle son yıllarda kötüye gittiğini savundu.


“Savunma sanayii önemli ama vatandaşın hayatına da bakmak gerekiyor”

Türkiye’nin bölgesel güç olma iddiasına da değinen Özel, savunma sanayiindeki gelişmelerin önemini kabul etmekle birlikte ülkenin genel ekonomik tablosunun göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.


Türkiye’nin savunma sanayiindeki gelişmelerin bir süreç içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özel, ancak ülkenin gerçek durumunun yalnızca savunma sanayii verileri üzerinden değerlendirilemeyeceğini ifade etti.


Özel, vatandaşların ödediği vergilerden kiralara, günlük alışverişlerden ailelerin dışarıda yaptığı bir yemeğin hesabına kadar pek çok alanda ekonomik tablonun hissedildiğini söyledi.


“Bugün bizlere anlatılan Türkiye’nin gerçek bir Türkiye olup olmadığını, ödediğiniz vergilerden, ödediğiniz kiralardan, en ufak bir aile yemeğine ödediğiniz faturalarda zaten rahatlıkla anlıyorsunuzdur” dedi.


İYİ Partili Osman Ertürk Özel’den Bergama’da sert mesaj: “Bize yeni masallar anlatıp uyutmak istiyorlar”
NATO üzerinden ekonomik tabloyu eleştirdi

Konuşmasında NATO zirvesine de değinen Özel, Türkiye’nin uluslararası alandaki konumu ile vatandaşların ekonomik koşulları arasında bir karşılaştırma yapılması gerektiğini savundu.


NATO toplantısının Türkiye’nin bölgesel aktörlüğünün göstergesi olarak sunulduğunu belirten Özel, toplantıya ilişkin kamuoyunda daha çok yabancı liderlerin ziyaretleri ve Ankara’daki gündelik gelişmelerin konuşulduğunu söyledi.


“Rakamlar her şeyi izah etmez”

Özel, kişi başına düşen gelir üzerinden yapılan değerlendirmelerin de vatandaşların gerçek ekonomik durumunu tam olarak ortaya koymadığını savundu.


Türkiye’de kişi başına düşen gelirin yaklaşık 18-19 bin dolar seviyesinde gösterildiğini belirten Özel, bu rakamın vatandaşların cebindeki gerçek gelir anlamına gelmediğini söyledi.


“Bu 19 bin dolar kimin cebinde? Sizlerin cebinde var mı 19 bin dolar?” diye soran Özel, Türkiye’de 81 ilin yalnızca 11’inde kişi başına düşen gelirin bu seviyeye veya üzerine çıktığını, geri kalan illerin ise bu seviyenin altında kaldığını savundu.


Özel’e göre ekonomik göstergeler yalnızca ortalama rakamlarla değerlendirilmemeli; vatandaşların günlük yaşamındaki gerçek satın alma gücü de dikkate alınmalı.


“İki yılda paranın alım gücü ciddi şekilde eridi”

Türkiye’deki enflasyon oranlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özel, son üç yıllık dönemde fiyat artışlarının vatandaşın alım gücünü önemli ölçüde düşürdüğünü söyledi.


Özel, “Bundan 2 sene önceki 100 liranın alım değeri bugün 34 lira” ifadelerini kullanarak, vatandaşların ellerindeki paranın satın alma gücünün ciddi biçimde eridiğini savundu.


Faiz oranlarının da ekonominin önemli sorunlarından biri olduğunu belirten Özel, yüksek faiz ortamının yatırım yapmak, istihdam yaratmak ve yeni iş alanları oluşturmak isteyen işverenler açısından büyük bir engel oluşturduğunu söyledi.


“Bu ülkede bu faiz ortalamalarıyla bu kalkınma ortamında herhangi bir kişinin istihdam yaratması, iş vermeye çalışması, işveren olmak istemesi... mümkün mü? Değil” diyen Özel, yüksek finansman maliyetlerinin yatırımları zorlaştırdığını ifade etti.


“Beş yıl öncesine göre kendinizi daha iyi hissediyor musunuz?”

Özel, ekonomik göstergelerin yanı sıra vatandaşların günlük yaşam deneyimine de dikkat çekti.


Türkiye’nin ve Bergama’nın beş yıl öncesine göre daha iyi bir noktada olup olmadığının sorgulanması gerektiğini belirten Özel, vatandaşların kendilerine bu soruyu sormasını istedi.


Özel, “5 sene öncesine göre kendinizi daha iyi hissediyor musunuz?” diyerek ekonomik politikaların vatandaşın yaşamına yansımasının temel ölçütünün günlük hayat olduğunu savundu.


“Çocuklarımızın geleceğinden emin olamıyoruz”

Konuşmasında eğitim sistemine de geniş yer veren Özel, ailelerin çocuklarının geleceği konusunda yaşadığı kaygıya dikkat çekti.


Özel, vatandaşların temel sorunlarından birinin çocuklarını ve torunlarını mahallelerindeki okullara gönül rahatlığıyla gönderememek olduğunu söyledi.


Geçmişte öğrencilerin çalışmaları halinde iyi bir Anadolu lisesine veya üniversiteye girebileceklerine, ardından doktor, hakim, avukat ya da mühendis olabileceklerine dair daha güçlü bir inancın bulunduğunu belirten Özel, bugün ise gençlerin gelecekleri konusunda aynı güven duygusunun yaşanmadığını savundu.


Özel, liyakat ve fırsat eşitliği konusundaki endişelere de dikkat çekerek, gençlerin hangi okuldan mezun olursa olsun gelecekte hak ve hukuklarının korunacağına inanması gerektiğini ifade etti.


“Bizi yönetenler neyle uğraşıyor?”

Konuşmasının siyasi bölümünde iktidarı eleştiren Özel, Türkiye’de vatandaşların temel sorunları yerine farklı gündemlerin öne çıkarıldığını savundu.


“Pekala bizi yönetenler neyle uğraşıyor?” diye soran Özel, iktidarın geçmişte vatandaşlardan belirli yetkiler istediğini hatırlattı.


Özel, “400 milletvekili” ve geniş yetki talebi üzerinden yaptığı değerlendirmede, bugün ortaya çıkan ekonomik tablonun verilen yetkilerin sonuçlarını gösterdiğini öne sürdü.


“33 aylık ekonomi yönetimi beklenen sonucu vermedi”

Türkiye’de yaklaşık 2,5 yıl önce yeni bir ekonomi yönetiminin göreve geldiğini hatırlatan Özel, bu dönemin ekonomik sonuçlarının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.


Özel, geçmişteki ekonomik kriz dönemleriyle bugünkü tablo arasında karşılaştırma yaptı. Önceki dönemlerde daha kısa süre içerisinde enflasyonun düşürüldüğünü savunan Özel, mevcut ekonomi yönetiminin yaklaşık 33 aylık performansına rağmen beklenen iyileşmenin sağlanamadığını ileri sürdü.


“Bizi oyalayacak yeni masallar gerekiyor”

Özel’in konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri ise iktidarın gündem yönetimine ilişkin eleştirileri oldu.


Ekonomik göstergelerin toplumun günlük hayatında doğrudan hissedildiğini belirten Özel, bu nedenle iktidarın ekonomik sorunların konuşulmasını istemediğini iddia etti.


Özel, iktidarın vatandaşın gündemini değiştirmek amacıyla yeni siyasi başlıklar ortaya koyduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:


“Bize anlatılacak, bizi oyalayacak, mümkünse de mışıl mışıl uyutacak yeni masallar gerekiyor. Yeni masalımızın adını biliyorsunuz: Terörsüz Türkiye.”


“Bu masalı daha önce dinledim”

“Terörsüz Türkiye” başlığı üzerinden yürütülen sürece ilişkin eleştirilerini sürdüren Özel, geçmişteki çözüm süreci deneyimini hatırlattı.


Özel, üniversite öğrencisi olduğu dönemde yürütülen ilk açılım sürecinde de benzer söylemlerin kullanıldığını belirterek, o dönemde terör sorununun müzakere yoluyla çözülebileceği yönünde bir yaklaşım bulunduğunu söyledi.


Bu süreçte terör örgütüyle mücadele yerine müzakere edilmesi, belirli hakların tanınması ve bölgede savunma harcamalarının azaltılarak kaynakların kalkınmaya yönlendirilmesi gibi hedeflerin gündeme getirildiğini aktaran Özel, ancak sonrasında yaşanan gelişmelerin farklı bir tablo ortaya çıkardığını savundu.


Geçmişte yaşanan güvenlik olaylarına da değinen Özel, PKK’nın bölgede yapılanma oluşturduğunu ve bazı şehirlerde güvenlik güçlerinin operasyonlar yürütmek zorunda kaldığını söyledi.


Özel, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde şehir merkezlerinde ağır çatışmaların yaşandığını, insanların yaşadıkları yerlerden tahliye edilmek zorunda kaldığını ve çok sayıda güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiğini belirtti.


Bu nedenle geçmişte yaşananların unutulmaması gerektiğini savunan Özel, bugün benzer bir sürecin yeniden başlatılmasına karşı olduklarını ifade etti.


“Kürt vatandaşlarımız bu ülkenin asli unsurudur”

İYİ Parti’nin Kürt vatandaşların haklarına ilişkin yaklaşımını da anlatan Özel, Kürt vatandaşların Türkiye Cumhuriyeti’nin asli unsurlarından olduğunu söyledi.


Kürt vatandaşların kendi haklarını siyaset aracılığıyla savunabileceklerini belirten Özel, bunun için siyasi alanın açık olduğunu ifade etti.


Ancak terör örgütü lideri üzerinden bir temsil mekanizması oluşturulmasına karşı olduklarını vurgulayan Özel, Kürt vatandaşların haklarının terör örgütü lideri tarafından savunulamayacağını savundu.


Özel, “Kürt vatandaşlarımız bu ülkenin asli unsurudur” diyerek, Kürt vatandaşların kendi siyasi iradeleriyle haklarını savunabileceklerini söyledi


“İYİ Parti bu sürece karşı duruyor”

Konuşmasının son bölümünde İYİ Parti’nin siyasi konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, partisinin söz konusu sürece karşı net bir tavır aldığını söyledi.


İYİ Parti’nin bu nedenle kurulduğunu belirten Özel, partisinin TBMM’de sürece karşı duran siyasi aktörlerden biri olduğunu savundu.


Özel, İYİ Parti’nin Meclis’te 29 milletvekiliyle bulunduğunu belirterek, “İYİ Parti işte o yüzden bugün Meclis'te tek başına 29 tane milletvekiliyle bu sürece karşı duruyor” dedi.


“Kanun teklifinde ne yazıyorsa o olacak”

Özel, konuşmasının devamında kamuoyunda yürütülen tartışmaların ötesinde, Meclis gündemine gelen kanun teklifinin metnine bakılması gerektiğini söyledi.


“Barış istemiyor musunuz?” şeklindeki eleştirilere tepki gösteren Özel, devlet yönetiminde niyetlerden ve siyasi söylemlerden daha önemli olanın ortaya konulan hukuki metinler olduğunu belirtti.


Özel, söz konusu kanun teklifinin Meclis komisyonunda görüşülmeye başlanacağını hatırlatarak, “Kimin ne dediğini boş verelim, ne vadettiğini boş verin. Hatta bizleri, bizler siyasi konuşmalar içeren karşı çıkışlarını da boş verelim. Bizim önümüzde bir kanun teklif metni var. Bu metin oylandığında ve kanunlaştığında bu metinde ne yazıyorsa o olacak” dedi.


“Bu metni iki gün önce gördüm”

İYİ Parti Genel Sekreteri ve aynı zamanda avukat olduğunu belirten Özel, kanun teklifinin milletvekillerine ne zaman ulaştığı konusunda da eleştirilerde bulundu.


Özel, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu bulunan bir partinin genel sekreteri olarak söz konusu metni kendisinin iki gün önce gördüğünü, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun da metni aynı tarihte gördüğünü ifade etti.


Özel, diğer siyasi parti genel başkanları ve milletvekillerinin de metni iki gün önce gördüğünü belirtirken, AK Parti milletvekillerinin ise teklif henüz ortaya çıkmadan önce imza attıklarını iddia etti.



“Bu metni daha önce kimler biliyordu?”

Kanun teklifinin içeriğine ilişkin değerlendirmelerinde Özel, metnin Meclis'teki siyasi partiler dışında bazı isimler tarafından daha önce bilindiğini iddia etti.


Özel, “Muhtemelen Sayın Cumhurbaşkanı, muhtemelen Sayın Devlet Bahçeli ve muhtemelen bölücübaşı Öcalan” ifadelerini kullanarak, Abdullah Öcalan’ın da kanun teklifiyle ilgili açıklama yapmasının metnin içeriğinden önceden haberdar olduğu yönünde bir işaret olduğunu iddia etti.


Özel, Öcalan’ın süreçle ilgili yaptığı açıklamada “bir kilometrelik bir adımla başlanması” gerektiğini söylediğini belirterek, bu ifadeyi eleştirdi.


Özel, söz konusu sürecin “Cumhuriyetin kuruluşu kadar önemli” olduğuna ilişkin ifadelerin de kullanıldığını belirterek, bu yaklaşımın Türkiye açısından son derece önemli bir tartışmayı beraberinde getirdiğini söyledi.


Bu ifadeler üzerinden sürecin yalnızca terör meselesiyle sınırlı olmadığını savunan Özel, Türkiye’nin kuruluşundan bu yana sahip olduğu devlet ve cumhuriyet anlayışının değiştirilmek istendiğini ileri sürdü.


Özel, “İkinci bir Cumhuriyet kurulacak” şeklindeki bir anlayışın söz konusu olduğunu iddia ederek, buna karşı çıkılması gerektiğini belirtti.


“Biz öldük mü?”

Konuşmasının bu bölümünde salondaki vatandaşlara doğrudan seslenen Özel, Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun kabul edilmemesi gerektiğini söyledi.


Bergama’daki katılımcılara, “Biz öldük mü? Burada Bergama’da karşımıza oturan kardeşlerimiz, abilerimiz, ablalarımız, siz öldünüz mü?” diye seslenen Özel, Türkiye Cumhuriyeti’nin işgal edilmediğini ve bir harp kaybetmediğini ifade etti.


Özel, bu nedenle söz konusu gelişmeler karşısında yalnızca İYİ Parti’nin konuşmasının yeterli olmadığını belirterek, vatandaşların da sürece karşı demokratik tepkilerini ortaya koymasını istedi.


“Yalnız kalsak da konuşacağız” diyen Özel, partisinin bu kürsülerde konuşmaya devam edeceğini söyledi.


“Siyasetçi şapkasını bir yana bırakalım”

Özel, kanun teklifinin içeriğine ilişkin değerlendirmelerini siyasi tartışmanın ötesine taşıyarak hukukçu kimliğiyle incelemek istediğini söyledi.


Teklifin adının “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” olduğunu belirten Özel, “Siyasetçi şapkasını bir yana bırakalım. Ben aynı zamanda bir avukatım. Size bir hukukçu olarak bu teklifi biraz izah edeyim” ifadelerini kullandı.


Özel, İYİ Parti’nin söz konusu kanun teklifine neden karşı çıktığını maddeler üzerinden anlatmaya başladı.


“Örgütün silah bırakması yeterli mi?”

Özel, kanun teklifinin amaç ve kapsam bölümünde PKK ve bağlı oluşumların silah ve mühimmatlarını bırakmasının öngörüldüğünü belirtti.


Teklife göre bir kurul oluşturulacağını ve bu kurulun örgütün silah ve mühimmatlarını eksiksiz şekilde teslim ettiğini teyit edeceğini aktaran Özel, sonrasında Milli Güvenlik Kurulu tarafından bu durumun Resmi Gazete’de yayımlanacağını ve kanunda öngörülen ceza ertelemeleri ile infaz düzenlemelerinin uygulanacağını söyledi.


Özel, ilk bakışta bunun vatandaş açısından “Örgüt silahı bıraktı, mühimmatı teslim etti ve kendisini feshetti; daha ne istiyorsunuz?” şeklinde değerlendirilebileceğini belirtti.


Ancak teklifin ayrıntılarına bakıldığında çok daha farklı bir tablonun ortaya çıktığını savundu.


Kanun teklifindeki örgüt tanımına dikkat çeken Özel, metinde PKK, KCK ve terör örgütünün “bağlı bütün oluşumlarının” da kapsama alındığını belirtti.


Özel, bu ifadenin hangi yapıları kapsadığının açık biçimde ortaya konulması gerektiğini savundu.


Bu kapsamda Suriye’deki ve Kuzey Irak’taki örgüt bağlantılı yapılanmaların da söz konusu tanım içerisinde olup olmadığını sorgulayan Özel, “Bağlı bütün oluşumlar” ifadesinin hukuki açıdan belirsizlik taşıdığını ileri sürdü.


Özel, geçmişte silah bırakma çağrılarının yalnızca PKK ile sınırlı kalmadığını, örgütün farklı yapılanmalarının da gündeme geldiğini belirterek, “Kimin silah bırakacağı bile belli değil” değerlendirmesinde bulundu.


“Kanundaki belirsizlik yarın başka şekilde yorumlanabilir”

Özel, kanun metninde yer alan ifadelerin ileride farklı biçimlerde yorumlanabileceğini savundu.


Hukuk metinlerinde belirsiz ifadelerin ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Özel, kanunun gerekçesine bakıldığında “bağlı bütün oluşumlar” ifadesinin farklı durumlara göre yorumlanmasına imkan sağlayabilecek bir yapı bulunduğunu ileri sürdü.


Özel’e göre ileride siyasi iktidarın yaklaşımına bağlı olarak “PKK, PYD veya başka bir yapı silah bırakmadı, dolayısıyla süreç sona erdi” denilebileceği gibi, aynı ifadelerin farklı örgüt veya grupları kapsam dışında bırakacak şekilde de yorumlanabileceği iddia edildi.


“Bağlı bütün oluşumlar” ifadesinin kapsamının açıkça ortaya konulması gerektiğini belirten Özel, kanun teklifinde bu konuda netlik bulunmadığını savundu.


“Kurulda bir tane bile seçilmiş siyasetçi yok”

Özel’in eleştirilerinin bir diğer başlığı ise kanun teklifinde öngörülen kurul oldu.


Teklife göre oluşturulacak kurulun, PKK’nın silahlarını eksiksiz biçimde teslim edip etmediğini teyit edeceğini belirten Özel, kurulun kimlerden oluşacağını da gündeme getirdi.


Kurulda Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı ve diğer bazı üst düzey kamu görevlilerinin yer aldığını belirten Özel, kurulun yapısında seçilmiş siyasetçilerin bulunmamasını eleştirdi.


Özel, “Sizin oyunuzu almış, sizden yetki almış, kendi bölgesinde halkın takdiriyle Meclis’e girmiş, milletvekili olan bir tane siyasetçi var mı bu kurulda?” diye sordu.


Kurulda yer alan isimlerin Cumhurbaşkanı tarafından atanmış kamu görevlileri olduğunu savunan Özel, bu nedenle kurulun bağımsız bir yapı olarak değerlendirilemeyeceğini ileri sürdü.


“Kurul dediğiniz şey yine Cumhurbaşkanı”

Kurulun yapısına ilişkin eleştirilerini sürdüren Özel, kurul üyelerinin Cumhurbaşkanı tarafından atanmış ve görevden alınabilir kişiler olduğunu belirterek, kurulun bağımsızlığı konusunda soru işareti bulunduğunu savundu.


Özel, “Kurul dediğiniz şey yine Sayın Cumhurbaşkanı” ifadelerini kullanarak, kanun teklifindeki örgüt ve kurul tanımlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.


Özel’in iddiasına göre, örgütün silahlarını eksiksiz teslim edip etmediğine ilişkin nihai değerlendirme kurulun kararına bağlı olacak. Bu nedenle Cumhurbaşkanı’nın etkisinin belirleyici olabileceğini öne süren Özel, “Sayın Cumhurbaşkanı isterse örgüt silahlarını tam ve eksiksiz teslim etmiş oluyor. İstemezse olmuyor” dedi.



“Kimler yararlanıyor?”

Özel, kanun teklifinin ceza ve infaz hükümlerine ilişkin bölümünde de ciddi sorunlar bulunduğunu savundu.


Teklif kapsamında örgütün kurucusu, üyesi, propagandacısı ve finansmanını sağlayan kişilerin düzenlemelerden yararlanabileceğini ileri süren Özel, burada kullanılan ifadelerin dikkatle incelenmesi gerektiğini söyledi.


“Örgütün kurucusu var, üyesi var. Parasını veren var, propagandasını yapan var. Örgüt bu zaten. Herkes yararlanıyor” diyen Özel, teklif içerisinde bazı istisnalar bulunmasına rağmen bunların yeterli olmadığını savundu.


Özel’den “kasten öldürme” açıklaması: “Ölen yoksa ne yok burada?”

İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, Meclis gündemindeki kanun teklifine ilişkin açıklamalarını sürdürürken, düzenlemede yer aldığını belirttiği “kasten adam öldürme” suçuna yönelik istisnayı gündeme getirdi.


Özel, kanun teklifinde örgüt mensuplarının hangi suçları işledikleri takdirde düzenlemeden yararlanamayacaklarının belirtildiğini ifade ederek, burada “kasten adam öldürme” suçunun istisna tutulduğunu söyledi.


Konuşmasında bir terör eylemi üzerinden örnek veren Özel, saldırı sonucunda insanların yaralanması ancak kimsenin hayatını kaybetmemesi durumunu gündeme getirdi.


Özel, “Burada ölen var mı? Yok. Ölen yoksa ne yok burada? Kasten öldürme suçu yok” dedi.


Özel, ardından böyle bir eylemi gerçekleştiren teröristin söz konusu kanun teklifinden yararlanıp yararlanamayacağını sordu. Kendi değerlendirmesine göre bunun mümkün olduğunu belirten Özel, “Ama bu terör faaliyeti gerçekleştiren terörist bu kanundan yararlanıyor mu? Yararlanıyor” ifadelerini kullandı.


Özel, terör eylemlerinin yalnızca öldürme suçundan ibaret olmadığını belirterek, farklı suçlara da dikkat çekti. Bir saldırıda kişilerin yaralanabileceğini, rehin alınabileceğini veya kişilerin özgürlüğünün kısıtlanabileceğini ifade eden Özel, bu suçları işleyen kişilerin düzenleme kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğini gündeme getirdi.


Özel, konuşmasında “Rehin alma suçu işlemiş, ... hürriyeti ... bütün teröristler bu kanundan yararlanıyor mu? Yararlanıyor” ifadelerini kullandı.



Özel, açıklamasında terör eylemi sırasında ölüm meydana gelmediği bir senaryoyu ayrıntılı olarak anlattı.


Özel, saldırı sırasında üç kişinin bacağından, bir kişinin kolundan yaralanabileceğini, iki kişinin ise ağır yaralanabileceğini belirterek, buna rağmen saldırıda hayatını kaybeden kimse bulunmuyorsa “kasten öldürme” suçunun söz konusu olmayacağını söyledi.


Özel, bu noktada kanun teklifindeki düzenlemeye ilişkin kendi değerlendirmesini şöyle sürdürdü:


“Burada ölen var mı? Yok. Ölen yoksa ne yok burada? Kasten öldürme suçu yok. Ama bu terör faaliyeti gerçekleştiren terörist bu kanundan yararlanıyor mu? Yararlanıyor.”


Özel, aynı bölümde terör örgütünün uyuşturucu faaliyetleriyle ilişkisine yönelik değerlendirmelerde de bulundu. PKK’yı “narkoterör” olarak nitelendiren Özel, uyuşturucu üretimi ve sevkiyatının da örgütün faaliyetleri arasında bulunduğunu ileri sürdü.


Özel, bunun yanında rehin alma ve kişilerin özgürlüğünün kısıtlanması gibi eylemleri de gündeme getirerek, bu suçları işleyenlerin kanun teklifindeki düzenlemeden yararlanıp yararlanamayacağını sorguladı.


“Kim yararlanıyor? Ve bunu kim tespit ediyor? Kurul” diyen Özel, kanun teklifinde oluşturulması öngörülen kurulun önemine dikkat çekti.


“Bu kanuna neden ceza sorumluluğu istisnası koydunuz?”

Özel, kanun teklifinin son bölümünde yer alan ve düzenlemeyi uygulayacak kişiler açısından ceza sorumluluğuna ilişkin istisnalara da tepki gösterdi.


Teklifte, kanunu uygulayanların ceza sorumluluğuna ilişkin koruma sağlayan bir düzenleme bulunduğunu belirten Özel, bunun neden gerekli olduğunu sorguladı.


“Sen yaptığın işe güvenmiyor musun?” diye soran Özel, yüzlerce milletvekilinin destek verdiği bir kanun teklifinde, uygulayıcıların ileride hukuki veya cezai sorumlulukla karşılaşmaması için ayrıca düzenleme yapılmasının dikkat çekici olduğunu söyledi.


Özel, İYİ Parti’nin 29 milletvekili dışında çok sayıda milletvekilinin teklifin arkasında olduğunu belirterek, buna rağmen uygulayıcılar için özel bir sorumluluk istisnası getirilmesini eleştirdi.


“Ne yaptığını biliyorsun, ondan korkuyorsun”

Konuşmasının sonunda oldukça sert ifadeler kullanan Özel, kanun teklifinde yer alan düzenlemelerin sorumlular açısından ileride hukuki sonuçlar doğurabileceğini savundu.


Özel, “Ne yaptığını biliyorsun, ondan korkuyorsun” ifadelerini kullanarak, teklifin hazırlanmasında ve uygulanmasında rol alanların gelecekte hesap verme ihtimali nedeniyle çekince taşıdığını iddia etti.


İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun meydanlarda dile getirdiği “ihanetin zaman aşımı yoktur, bunun hesabı sizden sorulacak” sözlerini de hatırlatan Özel, partisinin söz konusu kanun teklifine yönelik itirazlarını sürdüreceğini belirtti.

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page