top of page

İzmir'de Siyasi Güç İlçelerden Büyükşehir'e Nasıl Taşınacak?

  • 7 saat önce
  • 5 dakikada okunur
İzmir'de Siyasi Güç İlçelerden Büyükşehir'e Nasıl Taşınacak?

ANALİZ
Yerel siyasetin yeni matematiği ne söylüyor?

İzmir siyasetinde son haftalarda en çok konuşulan konu belli.


"Cemil Tugay hangi partiye geçecek?"


Kimileri AK Parti ihtimalini tartışıyor.


Kimileri CHP'ye dönüş senaryolarını konuşuyor.


Kimileri ise Yeni Parti'nin İzmir'de nasıl bir karşılık bulacağını merak ediyor.


Oysa bütün bu tartışmaların gölgesinde çok daha önemli bir soru sessizce büyüyor.


İzmir'de siyasi güç gerçekten Büyükşehir Belediyesi'nde mi üretiliyor, yoksa ilçelerden mi taşınıyor?


Bu sorunun cevabı, yalnızca bugünkü siyasi tartışmaları değil, önümüzdeki yıllarda İzmir yerel siyasetinin nasıl şekilleneceğini de belirleyebilir.


Büyükşehir Meclisi'nin Kapısı İlçelerden Açılıyor

Kamuoyunda çoğu zaman gözler Büyükşehir Belediye Başkanı'na çevrilir. Oysa yerel yönetim sistemine bakıldığında, Büyükşehir Belediye Meclisi'nin yapısı çok daha farklı bir gerçeği ortaya koyuyor.


5393 sayılı Belediye Kanunu ile 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu çerçevesinde Büyükşehir Belediye Meclisi; ilçe belediye başkanları ile ilçe belediye meclislerinden seçilerek gelen üyelerden oluşuyor. Başka bir ifadeyle Büyükşehir Belediye Meclisi üyeleri doğrudan halk tarafından ayrı bir seçimle belirlenmiyor. İlçelerde oluşan siyasi irade, belirlenen usuller doğrultusunda Büyükşehir Meclisi'ne taşınıyor.


Bugün 184 üyeden oluşan İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi, yerel yönetim kararlarının alındığı en önemli organlardan biri konumunda bulunuyor.


Bu nedenle Büyükşehir'deki siyasi güç, aslında ilçelerde kurulan siyasi tablonun doğal bir yansımasıdır.


Başka bir ifadeyle;


Büyükşehir'deki her sandalye önce bir ilçede kazanılıyor.


Bu nedenle İzmir'de yaşanabilecek her siyasi değişimin başlangıç noktası Büyükşehir Belediye binası değil, ilçeler olacaktır.


Bu Tartışma Neden Bugün Yapılıyor?

Bu sorunun cevabı aslında son haftalarda yaşanan gelişmelerde saklı.


İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın bağımsız olarak görevini sürdürmesi, farklı siyasi partilere ilişkin kulislerde ortaya atılan iddialar, CHP'de yaşanan yeniden yapılanma süreci ve Yeni Parti'nin özellikle yerel yönetimlerde nasıl bir karşılık bulacağına ilişkin tartışmalar, gözleri doğal olarak İzmir'e çevirmiş durumda.


Ancak bu süreçte gözden kaçırılmaması gereken önemli bir nokta var.


Bugün konuşulan yalnızca bir belediye başkanının siyasi tercihi değil.


Asıl tartışılan konu, ilçelerde yaşanabilecek olası siyasi hareketliliğin Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki güç dengesini nasıl etkileyeceği.


İşte bu nedenle bugün yapılan her siyasi değerlendirme, yalnızca parti rozetleri üzerinden değil, meclis aritmetiği üzerinden de okunmaya başlandı.


Sadece Yedi İlçeye Bakmak Büyük Resmi Kaçırır

İzmir denildiğinde akla ilk olarak Konak, Karşıyaka, Bornova, Buca, Karabağlar, Bayraklı ve Çiğli geliyor.


Elbette bu ilçeler nüfusları nedeniyle Büyükşehir Belediye Meclisi'nde önemli bir temsil gücüne sahip.


Ancak İzmir'in siyasi matematiğini yalnızca bu ilçeler üzerinden okumak eksik kalır.


Çünkü Büyükşehir Belediye Meclisi, 30 ilçenin ortak iradesinden oluşuyor.


Aliağa'nın göndereceği üyeler...


Menemen'in meclis dengesi...


Torbalı'nın siyasi tercihi...


Kemalpaşa'nın oluşturacağı tablo...


Bergama, Dikili, Kınık ve Foça'nın temsil gücü...


Urla, Seferihisar ve Güzelbahçe'nin alacağı siyasi pozisyon...


Ödemiş, Tire, Bayındır, Kiraz ve Beydağ gibi ilçelerde yaşanabilecek değişimler...


Tek tek bakıldığında küçük gibi görünen bu hareketlilikler, birleştiğinde Büyükşehir Belediye Meclisi'nin aritmetiğini değiştirebilir.


Bu nedenle İzmir'in yerel siyaseti artık yalnızca merkez ilçelerin hikâyesi değildir.


İzmir'in yerel siyaseti, 30 ilçenin toplamıdır.


Yeni Parti Tartışmaları Neden İlçelerde Başlıyor?

Son günlerde kamuoyuna yansıyan kulislerde dikkat çeken ortak nokta şu.


Konuşulan isimler yalnızca Büyükşehir Belediyesi ile sınırlı değil.


İlçe belediye başkanları konuşuluyor.


İlçe başkanları konuşuluyor.


Belediye meclis üyeleri konuşuluyor.


Aslında bu tesadüf değil.


Çünkü siyasi gücün üretildiği yer tam da burası.


Bir ilçe belediye başkanının siyasi tercihi değiştiğinde yalnızca bir isim yer değiştirmiyor.


İlçe teşkilatının dengesi değişebiliyor.


Belediye meclisindeki grup yapısı etkilenebiliyor.


Büyükşehir Belediye Meclisi'nde görev yapan üyelerin siyasi pozisyonları yeniden şekillenebiliyor.


Dolayısıyla ilçelerde başlayan her siyasi hareketlilik, zaman içinde Büyükşehir Meclisi'nde yeni bir tablo oluşturma potansiyeli taşıyor.


Asıl Mücadele Sandalyeler Üzerinden Yaşanacak

Siyaset çoğu zaman liderler üzerinden okunuyor.


Oysa yerel yönetimlerde asıl güç çoğu zaman meclis çoğunluğunda saklıdır.


Bütçeler...


İmar planları...


Borçlanma kararları...


Belediye iştirakleri...


Komisyon seçimleri...


Stratejik yatırımlar...


Pek çok önemli karar Büyükşehir Belediye Meclisi'nin oylarıyla şekilleniyor.


Dolayısıyla önümüzdeki dönemde yalnızca "hangi parti kaç belediye başkanına sahip?" sorusu değil;


"184 sandalyelik Büyükşehir Belediye Meclisi'nde çoğunluğu kim sağlayacak?" sorusu belirleyici olacak.


Çünkü yerel yönetimlerde siyasi güç yalnızca seçim kazanmakla değil, karar alabilecek çoğunluğu oluşturabilmekle anlam kazanıyor.


Bağımsızlar Denklemi Değiştiriyor

İzmir'de bugün dikkat çeken bir başka unsur ise bağımsız aktörlerin varlığı.


Bağımsız bir Büyükşehir Belediye Başkanı...


Bağımsız olarak görev yapan meclis üyeleri...


Bu tablo klasik parti siyasetinin dışında yeni bir alan oluşturuyor.


Bağımsız isimler herhangi bir siyasi grubun doğal parçası olarak değerlendirilmiyor.


Bu nedenle özellikle kritik oylamalarda bağımsız üyelerin alacağı pozisyon daha da önem kazanabiliyor.


Belki de önümüzdeki dönemde belediye başkanları kadar, belediye meclis üyeleri de İzmir siyasetinin başrol oyuncuları hâline gelecek.


Milletvekilleri Yeni Denklemin Neresinde?

İzmir'deki siyasi tabloyu yalnızca belediyeler ve Büyükşehir Belediye Meclisi üzerinden okumak da eksik kalabilir.


Çünkü son dönemde yaşanan siyasi gelişmeler, yalnızca yerel yönetimlerde değil, İzmir'in TBMM'deki siyasi temsilinde de yeni bir tablo ortaya çıkardı. CHP'de kalan milletvekilleri, farklı siyasi yapılarda yoluna devam eden milletvekilleri ve Meclis'teki yeni siyasi dağılım da İzmir siyasetinin önemli parçalarından biri hâline geldi.


Elbette milletvekilleri Büyükşehir Belediye Meclisi'nin doğal üyesi değil ve meclis aritmetiğini doğrudan değiştirmiyor.


Ancak siyaset yalnızca hukuki yetkilerden ibaret değil.


Milletvekilleri; il örgütleri, ilçe başkanlıkları, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri ve parti teşkilatları üzerinde siyasi etkisi bulunan aktörler olarak öne çıkıyor.


Bu nedenle Ankara'da oluşan siyasi tablo ile İzmir'de belediyeler üzerinden şekillenen yerel siyaset birbirinden tamamen bağımsız düşünülemez.


Önümüzdeki süreçte milletvekillerinin hangi siyasi yapılar içinde konumlanacağı, yerelde oluşacak yeni dengeler üzerinde doğrudan olmasa da dolaylı etkiler oluşturabilir.


Belki de ilk kez İzmir'de siyasi güç yalnızca Büyükşehir Belediye Meclisi'nde değil; Ankara'daki temsil, ilçe teşkilatları ve Büyükşehir Belediye Meclisi arasında kurulacak yeni denge üzerinden okunacak.


Örgüt Siyaseti de Yeni Denklemin Parçası

İzmir'de yerel siyasetin geleceğini yalnızca belediyeler belirlemeyecek. İl ve ilçe örgütlerinde yaşanacak olası değişimler, delegasyon yapısı ve parti teşkilatlarının alacağı yeni pozisyonlar da belediye meclislerinden bağımsız düşünülemeyecek kadar önemli hale geldi. Çünkü yerel siyasette belediyeler ile örgütler çoğu zaman birbirini besleyen iki ayrı güç merkezi olarak çalışıyor.


Yeni Matematik Nasıl Kurulabilir?

Bugün üzerinde konuşulan ihtimaller gerçekleşirse...


Bazı ilçe belediye başkanları siyasi tercihlerini değiştirebilir.


İlçe teşkilatlarında yeni dengeler oluşabilir.


Belediye meclis üyeleri farklı siyasi bloklarda yer alabilir.


Bağımsız isimlerin sayısı artabilir.


Bütün bu gelişmelerin doğal yansıması ise Büyükşehir Belediye Meclisi olacaktır.


Dolayısıyla İzmir'de yaşanan tartışmalar yalnızca parti değişikliği olarak okunmamalıdır.


Asıl mesele, meclis çoğunluğunun nasıl şekilleneceğidir.


İzmir Yeni Bir Dönemin Eşiğinde mi?

Bugün henüz hiçbir senaryo kesinleşmiş değil.


Kulislerde konuşulanların ne kadarının gerçekleşeceğini zaman gösterecek.


Ancak görünen o ki İzmir, uzun yıllardır alışık olduğu iki kutuplu siyasi yapının ötesinde yeni bir dönemin eşiğinde bulunuyor.


Artık yalnızca CHP ile AK Parti arasındaki denge konuşulmuyor.


Bağımsız aktörler...


Yeni siyasi oluşumlar...


İlçelerde yaşanabilecek olası hareketlilik...


Milletvekillerinin siyasi pozisyonları...


Ve bunların Büyükşehir Belediye Meclisi'ne etkileri de tartışılıyor.


Bu da bize önemli bir gerçeği gösteriyor.


İzmir'de siyasetin merkezi yalnızca Büyükşehir Belediye binası değil.


Siyasetin gerçek merkezi; 30 ilçede oluşacak siyasi irade, Ankara'da şekillenen siyasi temsil ve bunların Büyükşehir Belediye Meclisi'nde oluşturacağı yeni denge olabilir.


Sonuç

Belki de bugün yanlış soruyu soruyoruz.


"Cemil Tugay hangi partiye geçecek?" sorusu elbette önemlidir.


Ancak bundan daha önemli bir soru var:


İzmir'de siyasi güç ilçelerden Büyükşehir'e nasıl taşınacak?

Çünkü Büyükşehir Belediye Meclisi'nin aritmetiğini belirleyen şey, tek bir kişinin siyasi tercihi değil; 30 ilçede oluşacak siyasi iradenin toplamıdır.


Önümüzdeki dönemde İzmir siyasetini belirleyecek olan yalnızca parti rozetleri olmayacak.


İlçelerde kurulacak yeni siyasi denge...


Bu dengenin 184 üyeli Büyükşehir Belediye Meclisi'ne nasıl yansıyacağı...


Ankara'da İzmir'i temsil eden milletvekillerinin oluşturacağı siyasi iklim...


Ve karar alma çoğunluğunu kimin oluşturacağı...


İzmir siyasetinin yeni dönemini belirleyecek temel unsur büyük olasılıkla bu olacak.


Belki de önümüzdeki dönemde İzmir siyasetini belirleyecek olan tek başına Büyükşehir Belediye Başkanı, tek başına milletvekilleri ya da tek başına ilçe belediye başkanları olmayacak.


Asıl belirleyici unsur; Ankara'daki siyasi temsil ile 30 ilçede oluşacak iradenin, 184 üyeli Büyükşehir Belediye Meclisi'nde nasıl bir güç dengesine dönüşeceği olacak.


Belki de önümüzdeki yıllarda İzmir'de en kritik siyasi mücadele seçim meydanlarında değil, 184 üyeli Büyükşehir Belediye Meclisi'nin yeni siyasi matematiğinde yaşanacak.


Ve belki de asıl hikâye, bir belediye başkanının hangi partiye geçeceği değil; 30 ilçede şekillenecek siyasi iradenin, 184 üyeli Büyükşehir Belediye Meclisi'nde nasıl yeni bir güç dengesi oluşturacağıdır. Çünkü İzmir'de yerel siyasetin yönünü belirleyecek olan yalnızca rozetler değil, o rozetlerin meclis aritmetiğine nasıl yansıyacağı olacaktır.


Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page