Ulaş Karabulut: "Dikili'nin Sorunu Sadece Altyapı Değil, Ortak Bir Gelecek Vizyonunun Olmaması"

ÖZEL HABER
İYİ Parti Dikili İlçe Başkanı Ulaş Karabulut, İzmir Yaşam'a yaptığı özel açıklamalarda Dikili'nin geleceğine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. İlçenin en önemli sorununun yalnızca altyapı ya da ulaşım olmadığını belirten Karabulut, ortak bir kent vizyonunun oluşturulamamasının birçok sorunun temelinde yer aldığını savundu. Turizmden tarıma, kent planlamasından engelli bireylerin yaşadığı sorunlara kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Karabulut, "Dikili'nin geleceğini hep birlikte planlamak zorundayız." dedi.
Dikili'de yaklaşık sekiz ay önce İYİ Parti İlçe Başkanlığı görevini üstlenen Ulaş Karabulut, İzmir Yaşam'a yaptığı özel açıklamalarda hem ilçe teşkilatının çalışmalarını hem de Dikili'nin mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Kendisini yalnızca bir siyasi parti yöneticisi olarak tanımlamadığını ifade eden Karabulut, aynı zamanda Dikili'de yaşayan, ilçenin sorunlarını birebir deneyimleyen bir vatandaş olduğunu söyledi. Esnaf, çiftçi, emekli ve engelli yakını kimliğiyle toplumun farklı kesimlerinin yaşadığı sıkıntıları yakından bildiğini dile getiren Karabulut, siyasetin temel amacının vatandaşın sesini kamu yönetimine taşımak olduğunu belirtti.
Karabulut, siyasetin makam sahibi olmak için değil, çözüm üretmek için yapılması gerektiğini vurgulayarak, temsil ettikleri makamların gerçek sahibinin vatandaş olduğunu söyledi.
"Biz burada oturduğumuz koltukların sahibi değiliz. O koltuklar Dikili halkınındır. Biz sadece onların sorunlarını dile getirmek ve çözüm üretmek için görev yapan temsilcileriz."
"Dikili'nin Önce Kimliğini Belirlemesi Gerekiyor"
Karabulut'un açıklamalarında en fazla üzerinde durduğu konuların başında Dikili'nin gelecek planlaması geldi.
İlçenin doğal güzellikleri, tarımsal üretim kapasitesi, balıkçılık potansiyeli ve turizm imkanlarına rağmen uzun yıllardır ortak bir gelişim planı ortaya konulamadığını savunan Karabulut, bunun birçok sorunu beraberinde getirdiğini söyledi.
Dikili'nin aynı anda birçok özelliğe sahip olduğunu ancak bunların birbirini tamamlayacak şekilde planlanamadığını ifade eden Karabulut, ilçenin geleceğinin öncelikle hangi hedef doğrultusunda şekilleneceğinin belirlenmesi gerektiğini dile getirdi.
"Turizmiyle öne çıkan bir kent miyiz? Tarım kenti miyiz? Balıkçılık merkezi miyiz? Emeklilerin huzurla yaşayacağı bir kent miyiz? Belki bunların hepsiyiz. Ancak bunların ortak bir plan içerisinde değerlendirilmesi gerekiyor." ifadelerini kullanan Karabulut, uzun vadeli kent vizyonunun oluşturulmasının öncelikli mesele olduğunu söyledi.
Karabulut'a göre Dikili'nin bugünkü sorunlarının önemli bir bölümü de bu plansızlıktan kaynaklanıyor.
Plansız Büyüme Yeni Sorunlar Doğuruyor
Karabulut, Dikili'nin son yıllarda hızla büyüyen ilçeler arasında yer aldığını ancak bu büyümenin planlı şekilde yönetilemediğini savundu.
Özellikle yaz aylarında nüfusun katlanarak arttığını belirten Karabulut, mevcut altyapının bu yükü taşımakta zorlandığını ifade etti.
Kent büyürken yalnızca yeni yapıların yapılmasının yeterli olmadığını belirten Karabulut, sosyal donatı alanlarından ulaşıma, sağlık hizmetlerinden otoparklara kadar birçok unsurun birlikte planlanması gerektiğini söyledi.
"Dikili büyüyor ama büyürken insanların yaşam alanları daralıyor. Eğer bugünden doğru planlama yapılmazsa birkaç yıl sonra çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalabiliriz."
ifadelerini kullandı.
Karabulut, şehir planlamasının yalnızca imar uygulamalarından ibaret olmadığını, yaşam kalitesini artıracak bütüncül bir anlayış gerektirdiğini dile getirdi.

Altyapı Sorunlarının Çözümü İçin Uzun Vadeli Planlama Çağrısı
İlçenin altyapı sorunlarına da değinen Karabulut, özellikle biyolojik arıtma tesisinin yapım sürecinin önemli bir yatırım olduğunu söyledi.Çalışmaların başlamasını olumlu karşıladıklarını belirten Karabulut, bunun tek başına yeterli olmayacağını ifade etti.
İçme suyu, kanalizasyon, yağmur suyu hatları ve ulaşım altyapısının birlikte ele alınması gerektiğini söyleyen Karabulut, kentin büyüme hızına uygun yatırımların bugünden planlanmasının önemine dikkat çekti.
Altyapı yatırımlarının günü kurtarmaya yönelik değil, geleceği hesaplayan projeler olması gerektiğini ifade eden Karabulut, "Bugün yapılan yatırımın yirmi yıl sonrasını da düşünmesi gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.
“Dikili’nin Arıtma Sorununu Meclis Gündemine Taşıdık”
Karabulut, Dikili’nin uzun süredir gündeminde yer alan biyolojik arıtma sorununa da değinerek, bu konuda başlatılan çalışmaları olumlu karşıladıklarını belirtti. Arıtma meselesinin yalnızca yerel değil, aynı zamanda Ankara’da da gündeme taşınması gerektiğini ifade eden Karabulut, İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar’ın konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gündeme getirdiğini söyledi.
Karabulut, “Biyolojik arıtmayla ilgili Dikili’nin sorununu Meclis’e getiren belki de tek İzmir milletvekili Sayın Hüsmen Kırkpınar’dır” ifadelerini kullanarak, ilçenin çevre ve altyapı sorunlarının çözümü için her platformda girişimlerin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Turizm Potansiyeli Daha Verimli Kullanılabilir
Karabulut'un üzerinde durduğu bir diğer konu ise Dikili'nin turizm potansiyeli oldu.
İlçenin yalnızca deniziyle değil, doğal güzellikleri, kültürel mirası ve gastronomisiyle de önemli avantajlara sahip olduğunu belirten Karabulut, mevcut potansiyelin tam anlamıyla değerlendirilemediğini savundu.
Turistlerin ilçede daha uzun süre kalmasını sağlayacak projelerin geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Karabulut, özellikle kültür ve doğa turizmine yönelik yatırımların artırılması gerektiğini söyledi.
Dikili'nin, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Bergama'ya komşu olmasının önemli bir avantaj olduğunu belirten Karabulut, iki ilçe arasında kurulacak turizm iş birliklerinin bölge ekonomisine katkı sağlayacağını dile getirdi.
"Bergama'ya gelen ziyaretçilerin Dikili'de daha fazla vakit geçirmesini sağlayabilirsek hem esnaf hem de turizm sektörü bundan önemli kazanç elde eder." dedi.
Ulaşım ve Konaklama Kapasitesi Geliştirilmeli
Turizm hedeflerinin gerçekleşebilmesi için ulaşım yatırımlarının da güçlendirilmesi gerektiğini belirten Karabulut, özellikle otogar ihtiyacına dikkat çekti.
İlçeye ulaşımın kolaylaştırılmasının turizm hareketliliğini artıracağını ifade eden Karabulut, konaklama kapasitesinin de yeni yatırımlarla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Gastronomi, kültür-sanat etkinlikleri ve doğa turizmi gibi alternatif alanların geliştirilmesi gerektiğini dile getiren Karabulut, turizmin yalnızca yaz aylarına sıkışmaması gerektiğini savundu.
Yeni Sanayi Yatırımları İçin Hazırlık Yapılmalı
Karabulut, Bergama-Dikili hattında gelişen tarıma dayalı sanayi yatırımlarına da değindi.
Bölgede önümüzdeki yıllarda önemli ölçüde istihdam oluşacağını belirten Karabulut, bu sürece bugünden hazırlanılması gerektiğini söyledi.
İlçede eğitim, konut, ulaşım ve sosyal yaşam alanlarının yeni nüfusa göre planlanmasının önemine dikkat çeken Karabulut, gelişmenin yalnızca ekonomik boyutunun değil sosyal boyutunun da düşünülmesi gerektiğini ifade etti.
"Dikili büyüyecekse bu büyümeyi yönetmek zorundayız. Yeni yatırımların oluşturacağı nüfusu bugünden hesaplamak gerekiyor." dedi.
"Ortak Akıl Olmadan Sağlıklı Kent Yönetimi Mümkün Değil"
Karabulut, açıklamalarında sık sık "ortak akıl" vurgusu yaptı.
Kent yönetiminde vatandaşın, meslek odalarının, sivil toplum kuruluşlarının ve farklı siyasi görüşlerin sürece dahil edilmesi gerektiğini belirten Karabulut, katılımcı yönetim anlayışının önemine dikkat çekti.
Yerel yönetimlerin hazırladığı projelerin halkın beklentileri doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini savunan Karabulut, "Ben yaptım oldu anlayışıyla hareket edildiğinde toplumun beklentileri göz ardı edilmiş oluyor." değerlendirmesinde bulundu.
Karabulut, ortak aklın yalnızca seçim dönemlerinde değil, yerel yönetimlerin bütün çalışmalarında esas alınması gerektiğini sözlerine ekledi.
"Engelliler Sadece Belirli Günlerde Hatırlanmamalı"
İYİ Parti Dikili İlçe Başkanı Ulaş Karabulut'un açıklamalarında en fazla üzerinde durduğu başlıklardan biri de engelli bireylerin kent yaşamında karşılaştığı sorunlar oldu. Kendisini aynı zamanda bir engelli yakını olan Karabulut, erişilebilirlik konusunda ilçede halen önemli eksiklikler bulunduğunu savundu.
Kent merkezinde son dönemde yapılan bazı düzenlemeleri yakından takip ettiklerini belirten Karabulut, özellikle kaldırımlar, yürüyüş yolları ve ortak kullanım alanlarında engelli bireylerin günlük yaşamını zorlaştıran uygulamalarla karşılaştıklarını ifade etti.
Engelli vatandaşların yanı sıra yaşlı bireylerin de benzer sorunları yaşadığına dikkat çeken Karabulut, kent planlamasında dezavantajlı grupların ihtiyaçlarının öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
"Bir şehir planlanırken yalnızca araç trafiği ya da estetik düşünülmemeli. O şehirde tekerlekli sandalye kullanan bir vatandaşın, bastonla yürüyen yaşlı bir insanın ya da çocuk arabasıyla gezen bir annenin de rahat hareket edebilmesi gerekir." ifadelerini kullandı.
Karabulut, erişilebilirlik konusunun yalnızca yasal zorunluluk olarak görülmemesi gerektiğini belirterek bunun sosyal belediyeciliğin temel unsurlarından biri olduğunu dile getirdi.
Karabulut, engelli bireylere yönelik çalışmaların yalnızca belirli gün ve haftalarla sınırlı kalmaması gerektiğini de söyledi.
Toplumda farkındalık oluşturmanın önemli olduğunu ancak asıl ihtiyacın günlük yaşamı kolaylaştıracak kalıcı çözümler üretmek olduğunu belirten Karabulut, yerel yönetimlerin bu konuda daha kapsamlı çalışmalar yapabileceğini ifade etti.
Özellikle Engelli Plajı Projesi'nin önemli bir adım olduğunu ancak geliştirilmesi gereken yönleri bulunduğunu belirten Karabulut, farklı belediyelerde hayata geçirilen örnek uygulamaların incelenerek Dikili'ye uyarlanabileceğini söyledi.
"Engelli vatandaşlarımızı yılda bir hafta hatırlamak çözüm değildir. Onların sorunlarını gerçekten anlamak istiyorsak yanlarına gitmeli, birlikte yürümeli ve günlük hayatta yaşadıkları zorlukları yerinde görmeliyiz." dedi.
Karabulut, ilçede faaliyet gösteren engelli derneklerinin de önemli çalışmalar yürüttüğünü belirterek, kamu kurumlarının bu kuruluşlarla daha sık bir araya gelmesi gerektiğini ifade etti.
"Sorunları En İyi Onları Yaşayanlar Anlatır"
Engelli bireylerin ve ailelerinin yaşadığı sorunların masa başında tam anlamıyla anlaşılamayacağını dile getiren Karabulut, çözüm üretmenin ilk adımının vatandaşları dinlemek olduğunu söyledi.
"Biz onların adına konuşmak yerine onları dinlemeliyiz. En doğru çözüm önerisini o hayatı yaşayan insanlar ortaya koyacaktır." diyen Karabulut, karar alma süreçlerinde engelli bireylerin daha fazla söz sahibi olması gerektiğini savundu.
Yerel yönetimlerin hazırladığı projelerde sivil toplum kuruluşlarının görüşlerinin alınmasının önemine dikkat çeken Karabulut, bu yaklaşımın hem kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayacağını hem de vatandaş memnuniyetini artıracağını belirtti.
Komisyonlarla Sorunları Yerinde Tespit Ediyorlar

Göreve geldikten sonra ilçe teşkilatı bünyesinde farklı alanlarda komisyonlar oluşturduklarını anlatan Karabulut, bu çalışma modelinin yalnızca parti üyeleriyle sınırlı olmadığını söyledi.
Toplumun farklı kesimlerinden uzman isimlerin katkı sunduğu komisyonlarla sahadan veri topladıklarını belirten Karabulut, amaçlarının siyasi polemik üretmek değil, somut çözüm önerileri hazırlamak olduğunu ifade etti.
Karabulut'un verdiği bilgiye göre İYİ Parti Dikili İlçe Teşkilatı bünyesinde;
Engelliler ve Hasta Bakım Komisyonu,
Afet ve Acil Durum Komisyonu,
Yangın Komisyonu,
Eğitim Komisyonu,
Kadın Komisyonu,
Gençlik ve Çocuk Komisyonu
gibi çalışma grupları faaliyet yürütüyor.
Bu komisyonların düzenli olarak saha çalışmaları yaptığını belirten Karabulut, hazırlanan raporların il başkanlığı ve milletvekilleri aracılığıyla ilgili kurumlara ulaştırıldığını söyledi.
"Taş Üstüne Taş Koyanın Yanındayız"
Karabulut'un açıklamalarında dikkat çeken mesajlardan biri de yerel hizmetlerde siyasi ayrım yapılmaması gerektiği yönündeki değerlendirmesi oldu.
Dikili'nin ihtiyaç duyduğu yatırımların hangi siyasi parti tarafından yapıldığının ikinci planda olduğunu belirten Karabulut, önemli olanın ilçenin kazanması olduğunu söyledi.
"Bir yatırım Dikili'nin faydasınaysa onu kim yapmış diye bakmayız. Taş üstüne taş koyan herkes bu ilçeye hizmet etmiş olur." ifadelerini kullanan Karabulut, yerel yönetim anlayışında uzlaşının önemine vurgu yaptı.
Kentin ortak meselelerinde siyasi tartışmalar yerine iş birliğinin öne çıkması gerektiğini savunan Karabulut, özellikle altyapı, turizm ve ulaşım gibi konuların siyaset üstü değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
"Türkiye'nin Gerçek Gündemi Ekonomidir"
Türkiye'nin ekonomik olarak zor bir dönemden geçtiğini belirten Karabulut, yüksek enflasyonun toplumun tüm kesimlerini etkilediğini söyledi.
Özellikle sabit gelirli vatandaşların alım gücünün her geçen gün düştüğünü ifade eden Karabulut, emeklilerin, asgari ücretlilerin ve dar gelirli ailelerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların artık günlük hayatın en önemli konusu haline geldiğini dile getirdi.
Ekonomide yaşanan sorunların yalnızca gelir kaybıyla sınırlı olmadığını belirten Karabulut, üretim maliyetlerinin artmasının hem çiftçiyi hem de esnafı olumsuz etkilediğini söyledi.
"Üreten de zorlanıyor, tüketen de zorlanıyor. Çiftçi maliyetlerini karşılamakta güçlük çekiyor, esnaf satış yapmakta zorlanıyor. Emekli aldığı maaşla ay sonunu getiremiyor. Bunlar vatandaşın her gün yaşadığı gerçekler." dedi.
Parlamenter Sistem Vurgusu
Karabulut, İYİ Parti'nin uzun süredir savunduğu güçlendirilmiş parlamenter sistem hedefini de yineledi.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne yönelik eleştirilerini dile getiren Karabulut, mevcut yönetim modelinin birçok alanda beklentileri karşılamadığını savundu.
Türkiye'nin güçlü kurumlara, denge ve denetim mekanizmalarına ihtiyaç duyduğunu ifade eden Karabulut, parlamenter sistemin yeniden hayata geçirilmesinin ülkenin demokratik yapısını güçlendireceğini söyledi.
Bu değerlendirmelerin partisinin genel politikaları doğrultusunda yapıldığını belirten Karabulut, farklı görüşlere sahip vatandaşların ortak paydada buluşmasının önemine vurgu yaptı.
"Toplumu Ayrıştıran Değil Birleştiren Bir Siyaset Anlayışı Benimsiyoruz"
Karabulut, siyasetin kutuplaştırıcı değil birleştirici olması gerektiğini ifade ederek, Türkiye'nin ortak değerleri etrafında buluşmasının önemine dikkat çekti.
Cumhuriyet'in temel değerlerine, hukukun üstünlüğüne ve demokratik ilkelere vurgu yapan Karabulut, farklı siyasi görüşlerin ülkenin ortak geleceği için birlikte hareket edebilmesi gerektiğini söyledi.
Toplumun farklı kesimlerini ayrıştıran söylemlerin yerine ortak sorunlara odaklanan bir siyaset anlayışının benimsenmesi gerektiğini belirten Karabulut, "Biz sen-ben kavgası yerine 'biz' diyebilen bir anlayışın Türkiye'ye daha fazla katkı sağlayacağına inanıyoruz." dedi.
"Kapımız Herkese Açık"
Açıklamalarının sonunda Dikili halkına çağrıda bulunan Karabulut, İYİ Parti Dikili İlçe Başkanlığı'nın yalnızca parti üyelerine değil, tüm vatandaşlara açık olduğunu söyledi.
İlçede yaşayan herkesin görüş ve önerilerini dinlemeye hazır olduklarını belirten Karabulut, eleştirilerin de kendileri için yol gösterici olduğunu ifade etti.
"Vatandaşlarımız gelsin, çayımızı içsin. Sorunlarını anlatsın. Biz onları dinleyelim. Çözümü birlikte arayalım. Dikili hepimizin ortak değeri. Bu ilçeyi daha yaşanabilir hale getirmek için herkesin fikrine ihtiyacımız var." dedi.
Karabulut, açıklamalarını "İyilik bulaşıcıdır." sözleriyle tamamlayarak, toplumun tüm kesimlerinin dayanışma içerisinde hareket etmesi halinde hem Dikili'nin hem de Türkiye'nin daha güçlü bir geleceğe ulaşabileceğini ifade etti.
PODCAST
















































Yorumlar