Oda seçimleri yaklaşırken “siyaset” tartışması: Müdahale var mı, yok mu?

İzmir’de ekim ayında yapılması beklenen oda ve borsa seçimleri yaklaşırken, seçim yarışının önemli başlıklarından biri de siyasetin oda seçimlerindeki rolü oldu.
Ege Bölgesi Sanayi Odası’nda (EBSO) gerçekleştirilen oda ve borsa başkanları toplantısında gündeme gelen konu, farklı isimlerin açıklamalarıyla yeni bir boyut kazandı. Tartışmanın merkezinde ise “Siyaset oda seçimlerine ne ölçüde müdahil oluyor?” sorusu yer aldı.
EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, toplantıda oda seçimlerine siyasi müdahale olmaması gerektiği yönündeki görüşünü dile getirdi.
Bu değerlendirmeye Torbalı Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun’dan farklı bir yaklaşım geldi. Olgun, EBSO meclis toplantılarında da siyasi nitelikte değerlendirmelerin yapıldığını savundu. Bazı konuların gündeme taşınırken, yerel yönetimlere ilişkin bazı sorunların aynı ölçüde gündeme getirilmediğini ifade eden Olgun, bu nedenle seçim döneminde siyasetin tartışılmasının yeni bir durum olmadığını belirtti.
Özgener: “Objektif olalım”
Toplantıda söz alan İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener ise tartışmayı kendi geçmiş deneyimi üzerinden değerlendirdi.
Özgener, siyasetin bir taraf için sürece dahil olduğunda “siyaset” olarak değerlendirilip diğer taraf için aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek objektif olunması çağrısında bulundu.
Özgener, geçmişte kendi seçim sürecinde de siyasi aktörlerin devreye girdiğini kendi beyanıyla dile getirdi. Bir siyasi partinin İzmir milletvekillerinin seçim döneminde üyeleri telefonla aradığını ve bir belediye başkanının da seçim sürecine müdahil olduğunu ifade etti.
Bu açıklama, oda seçimleri ile siyasi aktörler arasındaki ilişkinin İzmir iş dünyasında daha önce de tartışma konusu olduğunu ortaya koydu.
Karabağlı: “Siyasi müdahaleye ihtiyacımız yok”
EBSO Yönetim Kurulu Başkan Adayı Mustafa Karabağlı da kendisine yöneltilen siyasi müdahale tartışmalarıyla ilgili bir basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu.
Karabağlı, tüm siyasi partilere eşit mesafede olduklarını belirterek, sanayi odasının siyasetin dışında kalması gerektiğini söyledi. Sahada yürüttüğü çalışmalar sırasında da siyasi bir desteğe ihtiyaç olmadığını gördüğünü ifade eden Karabağlı, siyasi müdahaleyle herhangi bir ilgilerinin bulunmadığını ve böyle bir desteğe ihtiyaç duymadıklarını belirtti.
Karabağlı ayrıca seçim kampanyasında kullandıkları turkuaz renginin siyasi bir partiyle ilişkilendirilmesine ilişkin değerlendirmesinde, rengin farklı siyasi görüşlerden kişilerin de yer aldığı geniş bir grubun tercihi olduğunu söyledi.
Tartışmanın odağında aynı soru var
İzmir’de oda seçimleri yaklaşırken ortaya çıkan tablo, farklı isimlerin siyasetin oda seçimlerindeki rolüne ilişkin farklı değerlendirmeleri olduğunu gösteriyor.
Bir tarafta oda seçimlerinin siyasi etkiden uzak tutulması gerektiği görüşü bulunurken, diğer tarafta oda ve borsa yönetimlerinin zaten ekonomik ve kamusal politikalarla doğrudan ilişkili olması nedeniyle siyasetle temasın kaçınılmaz olduğu yönündeki yaklaşım dikkat çekiyor.
Bu tartışmanın önemli bir diğer boyutunu ise “siyasi temas” ile “seçime müdahale” arasındaki sınır oluşturuyor.
Çünkü oda başkanlarının ve adayların siyasi parti temsilcileriyle görüşmesi, kent yönetimleriyle temas kurması ya da farklı siyasi görüşlerden isimlerle iletişim halinde olması tek başına seçimlere müdahale anlamına gelmeyebilir.
Asıl tartışma, bu ilişkilerin oda üyelerinin tercihlerini etkilemeye yönelik bir seçim desteğine dönüşüp dönüşmediği noktasında ortaya çıkıyor.
Ekim ayındaki seçimler yaklaşırken İzmir iş dünyasında artık yalnızca “hangi aday kazanacak?” sorusu konuşulmuyor.
Özgener’in geçmiş seçim deneyimine ilişkin açıklamaları, Olgun’un EBSO meclislerindeki siyasete yönelik değerlendirmeleri, Yorgancılar’ın siyasi müdahale olmaması gerektiği yönündeki çağrısı ve Karabağlı’nın siyasi desteğe ihtiyaç olmadığı yönündeki açıklaması birlikte değerlendirildiğinde, tartışmanın asıl sorusu da ortaya çıkıyor:
Oda seçimlerinde siyasetin rolü ne kadar?
Siyasi partiler ve yerel yöneticiler yalnızca iş dünyasıyla doğal ilişkileri çerçevesinde mi hareket ediyor, yoksa seçim süreçlerinde adayların ve üyelerin tercihlerini etkileyecek bir rol de üstleniyor mu?
















































Yorumlar