Ahmet Vural: “Tarım Son Nefesini Alıp Veriyor; Buğday Fiyatı Çiftçinin Beklentisini Karşılamadı”
- 3 saat önce
- 4 dakikada okunur

Özel Haber
Bergama Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Vural, buğday alım fiyatlarından tarımsal desteklere, sel felaketlerinden çiftçinin yaşadığı ekonomik çıkmaza kadar birçok konuda www.izmiryasam.net’e önemli açıklamalarda bulundu. TMO'nun açıkladığı buğday fiyatının beklentilerin çok altında kaldığını belirten Vural, "Çiftçi artık para kazanmayı değil, ayakta kalmayı düşünüyor" dedi.
Buğday Hasadı Başladı, Üretici Memnun Değil
Bergama ve çevresinde buğday hasadı hız kazanırken üreticilerin gündemindeki en önemli konu Toprak Mahsulleri Ofisi'nin açıkladığı alım fiyatları oldu. Bergama Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Vural, TMO tarafından kilogram başına açıklanan 16,5 liralık buğday fiyatının üreticinin beklentilerini karşılamadığını söyledi.
Geçen yıla göre fiyatlarda yaklaşık yüzde 22 oranında bir artış yaşandığını hatırlatan Vural, açıklanan enflasyon oranının yüzde 35 seviyesinde olduğunu belirterek, çiftçinin gelirinin maliyetlerin gerisinde kaldığını ifade etti.
Vural, "Çiftçinin beklentisi 20 lira ve üzerindeydi. Açıklanan rakam üreticiyi tatmin etmedi. Üstelik 20 lira olsa bile çiftçinin para kazanıp kazanamayacağı ayrı bir tartışma konusu. Çünkü maliyetler o kadar yükseldi ki artık üretici ürününden elde ettiği gelirle giderlerini karşılamakta zorlanıyor" diye konuştu.
“Tarım Stratejik Bir Alan Ama Gözden Çıkarılmış Gibi”
Türkiye'de tarımın her geçen yıl daha zor şartlar altında yapıldığını vurgulayan Ahmet Vural, üreticilerin borç yükünün sürekli arttığını söyledi.
Tarımın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir sektör olduğuna dikkat çeken Vural, şunları söyledi:
"Bugün cep telefonu almadan yaşayabilirsiniz ama ekmek yemeden yaşayamazsınız. Buğday olmadan hayat olmaz. Tarım bu ülkenin vazgeçilmezidir. Buna rağmen üreticinin sorunları yıllardır çözülmüyor. Çiftçi her yıl zarar ediyor, borcu katlanıyor ve üretimden uzaklaşıyor. Tarım son nefesini alıp veriyor desek abartmış olmayız."
Kuraklık Uyarısı Yapıldı, Tarlalar Sel Altında Kaldı
Geçtiğimiz sezon yaşanan süreçte çiftçilerin ciddi bir planlama sorunu ile karşı karşıya kaldığını anlatan Vural, üreticilerin meteorolojik uyarılar doğrultusunda buğday ekimine yöneldiğini ancak sonrasında yaşanan aşırı yağışların büyük zarar oluşturduğunu belirtti.
Kuraklık beklentisi nedeniyle hububat ekiminin teşvik edildiğini hatırlatan Vural, "Bize aylarca kuraklık olacak denildi. Yeraltı sularının azaldığı, barajların boşaldığı söylendi. Çiftçi de buna göre hareket etti. Bergama'da buğday ekiliş alanları ciddi şekilde arttı. Ancak sonrasında öyle yağışlar geldi ki tarlalarımız su altında kaldı. Ovalar günlerce sel sularıyla mücadele etti" dedi.
Teknolojinin gelişmesine rağmen hava olaylarının doğru öngörülemediğini savunan Vural, "Eskiden çobanlar mevsimi daha iyi tahmin ederdi. Bugün uydu sistemleri kullanılıyor ama sonuçta çiftçi zarar görüyor. Bu durumun mutlaka sorgulanması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Sel Vurdu, Çiftçi TARSİM'den Beklediğini Alamadı
Aşırı yağışların ardından birçok üreticinin ürün kaybı yaşadığını belirten Ahmet Vural, zarar gören alanlarla ilgili beklenen desteklerin yeterince karşılanmadığını söyledi.
Bazı çiftçilerin ekili buğdaylarını tamamen bozmak zorunda kaldığını anlatan Vural, "Tarlalar su altında kaldı. Ürün zarar gördü. Çiftçi yeniden ekim yapmak zorunda kaldı. Kimisi pamuk ekti, kimisi ayçiçeğine yöneldi. Ancak her yeni ekim yeni bir maliyet demek. Zaten zor durumda olan üretici daha da büyük yük altına girdi. Üstelik birçok üretici TARSİM'den beklediği desteği de alamadı" dedi.
PODCAST
“Çiftçinin Yaş Ortalaması 60'a Dayandı”
Tarım sektörünün geleceği açısından en büyük risklerden birinin genç nüfusun üretimden uzaklaşması olduğunu ifade eden Vural, çiftçilerin yaş ortalamasının giderek yükseldiğini söyledi.
Türkiye'de aktif üreticilerin yaş ortalamasının 55 ila 60 yaş bandına ulaştığını belirten Vural, mevcut ekonomik koşullar nedeniyle gençlerin tarıma yönelmediğini kaydetti.
"Tarımı gençleştirelim diyoruz ama mevcut şartlarda bu mümkün görünmüyor" diyen Vural, "Bugün çiftçiliğin geleceğe güven vermediğini herkes biliyor. İnsanlar çocuklarının bu işi yapmasını istemiyor. Çünkü istikrarlı gelir yok. Gençlerin tarımdan uzaklaşmasının temel sebebi de bu" ifadelerini kullandı.
TMO Fiyatı Kağıt Üzerinde 16,5 Lira
Toplumda buğday fiyatlarıyla ilgili yanlış bir algı bulunduğunu söyleyen Ahmet Vural, açıklanan fiyatın doğrudan çiftçinin cebine girmediğini vurguladı.
Randıman uygulaması, kesintiler ve kalite kriterleri nedeniyle üreticinin eline geçen rakamın çok daha düşük olduğunu belirten Vural, şöyle konuştu:
"Vatandaş açıklanan 16,5 liralık fiyatı görüyor ve çiftçinin para kazandığını düşünüyor. Ancak gerçek böyle değil. Randıman uygulaması nedeniyle ürünün kalitesine göre kesintiler yapılıyor. Vergiler ve diğer giderler de eklendiğinde çiftçinin eline geçen para ortalama 14,5 ila 15 lira seviyelerine düşüyor."
“Desteklerin Adı Var, Kendisi Yok”
Tarımsal desteklemelerin günümüz şartlarında yetersiz kaldığını belirten Vural, dekar başına verilen yaklaşık 975 liralık desteğin maliyetlerin yanında sembolik kaldığını söyledi.
Bir çuval gübrenin ortalama 2 bin lira seviyesine ulaştığını hatırlatan Vural, devlet tarafından verilen toplam desteğin yarım çuval gübreyi bile karşılamadığını ifade etti.
"Vatandaş dışarıdan bakınca çiftçi destek alıyor sanıyor. Oysa verilen desteklerin üretici üzerindeki etkisi çok sınırlı. Bugün bütün destekleri topladığınızda bir dekarlık alan için yarım çuval gübre ancak alınabiliyor. Desteklerin adı var ama kendisi yok" dedi.
Kredi Sistemi Çiftçiyi Zora Sokuyor
Ahmet Vural, üreticilerin karşılaştığı sorunlardan birinin de Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) uygulamalarındaki sıkıntılar olduğunu söyledi.
Bazı çiftçilerin kredi kullanabilmek için kayıtlarında farklı ürün göstermek zorunda kaldığını belirten Vural, bunun hasat döneminde ciddi mağduriyet yarattığını anlattı.
"Tarlasında buğday olan üretici kredi alabilmek için kaydında domates ya da başka bir ürün gösterebiliyor. Ancak hasat zamanı geldiğinde ÇKS'de buğday görünmediği için TMO'ya ürün teslim edemiyor. Bu durumda ürününü tüccara vermek zorunda kalıyor. Tüccarın verdiği fiyat ise çoğu zaman 12 ila 14 lira arasında değişiyor" diye konuştu.
Hasat Maliyeti de Üreticiyi Zorluyor
Artan mazot ve bakım giderlerinin biçerdöver ücretlerine de yansıdığını belirten Vural, üreticinin yalnızca satışta değil hasatta da ciddi maliyetlerle karşılaştığını söyledi.
Bergama Ziraat Odası'nın tavsiye niteliğinde açıkladığı biçerdöver ücretinin dekar başına 450 lira olduğunu belirten Vural, parçalı ve küçük arazilerde bu rakamın daha da yükseldiğini ifade etti.
Mazot fiyatlarındaki artış nedeniyle biçerdöver işletmecilerinin de zor durumda olduğunu belirten Vural, "Onlar da haklı. Mazot, bakım ve yedek parça maliyetleri sürekli yükseliyor. Sonuç olarak artan bütün maliyetler dönüp dolaşıp çiftçinin sırtına yükleniyor" dedi.
“Kar Yok, Sadece Umut Var”
Bergama Ziraat Odası Başkanı Ahmet Vural, mevcut tabloya rağmen üreticinin umudunu korumaya çalıştığını söyledi.
Yaşanan tüm sıkıntılara rağmen bu yıl yağışların yeraltı sularını beslediğini ve barajların doluluk oranlarının sevindirici seviyelere ulaştığını belirten Vural, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bugün çiftçinin cebinde kar yok ama umudu var. Yeraltı sularımız yükseldi, barajlarımız doldu. Bunlar gelecek açısından olumlu gelişmeler. Çiftçi her şeye rağmen üretmeye devam edecek. Çünkü bu toprakların üretime ihtiyacı var. Ancak üreticinin ayakta kalabilmesi için artık günü kurtaran değil, kalıcı ve köklü çözümlerin hayata geçirilmesi gerekiyor."
















































Yorumlar