Sertaç Özdalkıran: “Bergama, Dikili ve Kınık’ın Ortak Geleceğini Birlikte İnşa Edeceğiz”
- 2 gün önce
- 6 dakikada okunur

Bergama Ticaret Odası Başkan Adayı Sertaç Özdalkıran, düzenlediği adaylık lansmanında iş dünyasına güçlü birlik mesajları verdi. Bergama, Dikili ve Kınık’ın geleceğinin ortak akıl, dayanışma ve kurumsal vizyonla şekilleneceğini vurgulayan Özdalkıran, “Biz bu yola sadece yönetimi değiştirmek için değil, anlayışı değiştirmek için çıktık” dedi. Yoğun katılımla gerçekleşen lansmanda bölgenin ekonomik dönüşümüne dikkat çeken Özdalkıran, Kuzey İzmir’in yeni yatırım merkezi haline geldiğini söyledi.
Bergama Ticaret Odası Başkan Adayı Sertaç Özdalkıran, düzenlediği adaylık lansmanında Bergama, Dikili ve Kınık iş dünyasının temsilcileriyle bir araya geldi. Lansmana geçmiş dönem Bergama Ticaret Odası başkanlarından Macit Gönlügür, Ali İhsan Süter ve Melih Kahraman, geçmiş dönem Mehmet Gönenç, ticaret odası meclis üyeleri, iş insanları ve Bakırçay Ortak Geleceğimiz Hareketi çalışma grubu katıldı.

Programda konuşan Özdalkıran, çıktıkları yolun temel amacının bölgeye hizmet etmek olduğunu ifade ederek, “Bizler bu görevi bir makam yarışı olarak değil, memlekete karşı sorumluluk olarak görüyoruz” dedi.
“Bu yola sadece yönetimi değil, anlayışı değiştirmek için çıktık”

Konuşmasında sık sık “ortak gelecek” vurgusu yapan Özdalkıran, Bergama, Dikili ve Kınık’ın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi. Bölgenin geleceğinin ancak ortak akıl ve dayanışma ruhuyla büyüyebileceğini belirten Özdalkıran, şunları söyledi:
“Biz Bergama’yı, Dikili’yi ve Kınık’ı birbirinden bağımsız değil, aynı geleceğin parçaları olarak görüyoruz. Bu bölgenin geleceği yalnızca birkaç kişinin fikriyle değil, hep birlikte oluşturacağımız kurumsal akılla şekillenecek” dedi.
Babadan Kalan Miras: "Ticaret Güvenle Ayakta Durur"

Konuşmasının başında çocukluk yıllarından bir anısını paylaşan Özdalkıran, babasının kendisine bıraktığı en büyük öğüdü davetliler ve basın mensuplarıyla paylaştı: "Babam bana 'Oğlum, ticaret para ile yapılır, fakat yalnızca güvenle ayakta durabilir' derdi. Biz bu yola sadece bir yönetim değişikliği için değil, bu güven iklimini teknoloji ve kurumsal akılla birleştirecek bir anlayış değişikliği başlatmak için çıktık” dedi.
“Üreten ama finansmana ulaşamayan işletmelerimiz var”

Adaylık açıklamasından önce saha çalışmaları yaptıklarını ve çok sayıda oda üyesiyle birebir görüşmeler gerçekleştirdiklerini anlatan Özdalkıran, üyelerden aldıkları geri dönüşlerin kendilerini bu sürece daha da motive ettiğini belirtti.
Sahada karşılaştıkları tabloyu anlatan Özdalkıran, şu ifadeleri kullandı:
“Üreten ama finansmana ulaşamayan şirketlerimiz var. İhracat yapmak isteyen ama yol bulamayan girişimcilerimiz var. Büyümek isteyen ama yalnız bırakılmış işletmelerimiz var. Bu tabloyu kabul etmemiz mümkün değil. Çünkü artık kazananlar yalnız hareket edenler değil, birlikte düşünebilen ve birlikte üretebilenlerdir.”
Ticaret odalarının artık klasik yapılar olmaktan çıkması gerektiğini vurgulayan Özdalkıran, yeni dönemde bilgi üreten, yön gösteren ve üyelerini geleceğe hazırlayan güçlü kurumsal yapılara ihtiyaç olduğunu söyledi.

“Yapay zeka ve yeşil dönüşüm çağına hazır olmak zorundayız”
Konuşmasında dünyadaki ekonomik dönüşüme de dikkat çeken Özdalkıran, ticaretin artık çok daha zor ve rekabetçi bir hale geldiğini belirtti. Yapay zekâ, dijitalleşme, karbon vergisi ve yeşil dönüşüm süreçlerinin iş dünyasını doğrudan etkilediğini ifade eden Özdalkıran, bölgenin bu değişime yeterince hazır olmadığını söyledi.
Özdalkıran, “Avrupa Birliği yeni ticaret kurallarını birer birer hayata geçirirken bizim de bölgemizi bu dönüşüme hazırlamamız gerekiyor. Yapay zekâ çağında yaşıyoruz. İşletmelerimizin bu çağa doğru hazırlanması artık bir tercih değil zorunluluktur” dedi.
“Sorun bireylerde değil, sistemin kendisinde”
İş dünyasının yaşadığı sıkıntıların yalnızca bireysel sorunlar olmadığını ifade eden Özdalkıran, mevcut sistemin yenilenmeye ihtiyaç duyduğunu söyledi.
“Biz bireylerden bağımsız olarak üyelerimizin geleceğini inşa edecek sürdürülebilir bir sistem kurmak istiyoruz. Sorun kişilerde değil, sistemin yenilenme ihtiyacında” diyen Özdalkıran, oda üyelerinin finansmana, projelere, hibeler ve teşviklere daha kolay erişebilmesi için yeni mekanizmalar oluşturacaklarını kaydetti.
“Kuzey İzmir, Türkiye’nin yeni yatırım merkezi oluyor”
Konuşmasının önemli bölümünü bölgedeki büyük yatırım projelerine ayıran Özdalkıran, Kuzey İzmir’in yeni üretim ve yatırım merkezi haline geldiğini söyledi.
BASBAŞ, Dikili Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ve Kınık Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi yatırımlarına dikkat çeken Özdalkıran, bu projelerin yalnızca ekonomik değil sosyal dönüşüm de yaratacağını ifade etti.
Özdalkıran, “Sadece bu üç büyük projede yaklaşık 24 bin kişilik istihdam potansiyelinden söz ediyoruz. İzmir-İstanbul Otoyolu, 1915 Çanakkale Köprüsü, Çandarlı Limanı ve bölgenin turizm potansiyeliyle birlikte artık Ege’nin yeni büyüme merkezi bu topraklar oluyor” dedi.
“Bu büyük dönüşümü sadece izleyen değil, yön veren olacağız”
Bergama Ticaret Odası’nın bu dönüşüm sürecinde daha güçlü ve daha etkin bir yapıya kavuşması gerektiğini söyleyen Özdalkıran, oda üyelerinin yeni yatırım ekosisteminin merkezinde yer almasını hedeflediklerini ifade etti.
Konuşmasında birlik mesajı veren Özdalkıran, “Biz bu büyük dönüşümü sadece uzaktan izleyen değil, yön veren, üyelerine yeni yollar açan ve bölgesine değer katan bir ticaret odası oluşturmak istiyoruz. Bu değişimi hep birlikte başaracağız” ifadelerini kullandı.
“Ankara’da güçlü şekilde var olacağız”
Konuşmasının devamında nasıl bir yönetim modeli oluşturacaklarını anlatan Sertaç Özdalkıran, üyeler adına sürekli çalışan profesyonel bir yapı kuracaklarını söyledi. Ticaret Odası’nın yalnızca toplantılar yapan bir kurum değil, veri üreten, üyelerine yol gösteren ve çözüm üreten dinamik bir yapıya dönüşmesi gerektiğini belirten Özdalkıran, şu ifadeleri kullandı:
“Alanında deneyimli ekonomistlerimiz, dış ticaret uzmanlarımız ve proje ekiplerimizle birlikte hareket edeceğiz. Sadece uzman konuşmalarının yapıldığı toplantılar değil, üyelerimizin ihtiyaçlarına göre çalışan, veri toplayan, veri işleyen ve üyelerimize yol gösteren dinamik bir yapı kuracağız.”
Başta Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı olmak üzere Ankara’daki tüm kurumlarla güçlü ilişkiler kuracaklarını söyleyen Özdalkıran, teşvik ve destek süreçlerinin bizzat oda tarafından takip edileceğini ifade etti.
“Teşvik, destek ve kredi düzenlemelerini üyelerimiz adına biz takip edeceğiz. Artık gelişmeleri geriden izleyen değil, önceden haber alan ve yön veren bir oda olacağız” dedi.
“Üyelerimizin her sorununda yanlarında olacağız”
Oda üyelerinin her zaman yanında olacaklarını vurgulayan Özdalkıran, özellikle bürokratik süreçlerde aktif destek sağlayacaklarını söyledi.
“Günlük sorunlardan stratejik kararlara kadar her aşamada ulaşılabilir bir oda yapısını hayata geçireceğiz. Bakanlıklara yazılan resmi yazılar odamız tarafından takip edilecek. Üyelerimizin karşısına çıkan engelleri birlikte aşacağız” ifadelerini kullandı.
“İklim krizi ve yeşil dönüşüme hazırlanacağız”
Konuşmasında iklim krizine de geniş yer veren Özdalkıran, önümüzdeki dönemde ticaretin yalnızca ekonomik değil çevresel kriterlerle de şekilleneceğini söyledi.
Üretim sistemlerinin iklim krizine karşı hazırlanması gerektiğini belirten Özdalkıran, “Toprağı, suyu ve havayı koruyan stratejiler üretmek zorundayız. Üyelerimizin afet risklerine, karbon düzenlemelerine ve ihracat risklerine karşı hazırlıklı olması gerekiyor” dedi.
“Bergama, Dikili ve Kozak kültür ve gastronomi havzasıdır”
Bölgenin yalnızca sanayi ve tarım açısından değil kültür ve turizm bakımından da büyük bir potansiyel taşıdığını ifade eden Özdalkıran, kültür turizmi, gastronomi ve “iyi yaşam” turizmi alanlarında yeni iş birlikleri kuracaklarını söyledi.
“Bergama, Dikili, Kozak ve Kınık dünyanın sayılı kültür ve doğal mirasını içinde barındırıyor. Aslında burası eski Ege kültürü havzasıdır. Biz bunu harekete geçirmek istiyoruz” diyen Özdalkıran, İzmir ve İstanbul başta olmak üzere yeni turizm bağlantıları kurulacağını ifade etti.
Ayvalık, Çanakkale ve çevredeki odalarla koordinasyon içinde çalışacaklarını belirten Özdalkıran, marka değeri yüksek gastronomi rotaları ve kültür koridorları oluşturmak istediklerini söyledi.
“Ulusal ve uluslararası pazarlara açılacağız”
Yeni dönemde yalnızca protokol ziyaretleri yapan bir oda anlayışı istemediklerini belirten Özdalkıran, üyeler için somut ticari bağlantılar oluşturacaklarını söyledi.
“Sadece fuarlara katılan değil, sürekli çalışan bir temsil mekanizması kuracağız. Ulusal ve uluslararası fırsatları doğrudan üyelerimizin masasına getireceğiz” diyen Özdalkıran, bölgenin ürünlerini ve iş potansiyelini dünya pazarlarıyla buluşturmayı hedeflediklerini ifade etti.
“Akıllı dijital platform kuracağız”
Dijitalleşmenin yeni dönemin en önemli başlıklarından biri olduğunu söyleyen Özdalkıran, üyelerin finansmana daha kolay ulaşabilmesi için güçlü bir dijital altyapı kuracaklarını açıkladı.
“Oluşturacağımız akıllı dijital platformla üyelerimizi hibe, teşvik ve fonlarla doğrudan buluşturacağız. Bilgiye hızlı ve şeffaf erişim sağlayan kurumsal bir sistem kuracağız” dedi.
Bu sistem sayesinde finansmana erişimin tüm üyeler için daha ulaşılabilir hale geleceğini belirten Özdalkıran, kırsaldaki üreticilerin de bu altyapıya dahil edileceğini söyledi.
“Kozak’tan Yunt Dağı’na kadar tüm havzaya ulaşacağız”
Kozak’tan Yunt Dağı eteklerine kadar tüm üretim havzasına doğrudan temas edeceklerini belirten Özdalkıran, kooperatiflerin ve katma değerli üretim yapan işletmelerin destekleneceğini ifade etti.
“Havzada üretilen bilgiye ve imkanlara herkesin eşit erişmesini sağlayacağız. Dijital altyapıyı kırsaldaki üreticilerimizin de kullanmasını sağlayacağız” dedi.
“Yapay zeka konusunda öncü olacağız”
Konuşmasında yapay zekâ başlığına yeniden değinen Özdalkıran, bölgedeki insan kaynağının bu alanda geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
“Yapay zekâyı yalnızca konuşan değil, onu verimlilik ve rekabet avantajına dönüştüren bir bölge olmak istiyoruz” diyen Özdalkıran, bu konuda eğitim ve farkındalık çalışmalarına öncülük edeceklerini belirtti.
“Büyük yatırımların Bergama, Dikili ve Kınık’a doğrudan katkı sunmasını sağlayacağız”
Bölgeye doğrudan yatırım çekmek için aktif rol üstleneceklerini ifade eden Özdalkıran, yatırımcılarla yerel işletmeler arasında güçlü bağlar kurulacağını söyledi.
“Gelen büyük sanayicilerin bizim tüccarlarımızla iş ortaklığı kurmasını sağlayacağız. Büyük yatırımların yerel tedarikten beslendiği güçlü bir ekosistem oluşturacağız” dedi.
Açıklanan tüm projelerin “Bergama Ticaret Odası 2030 Vizyonu”nun temel başlıklarını oluşturduğunu belirten Özdalkıran, adaylıklarının merkezinde vizyon, katılımcılık, şeffaflık ve ortak akıl olduğunu söyledi.
“Ortak gelecek sadece bir slogan değildir”
Konuşmasının sonunda birlik mesajı veren Özdalkıran, “Ortak gelecek sadece bir slogan değildir; birlikte düşünmek, birlikte üretmek ve birlikte büyümektir” dedi.
Küçük işletmelerin de büyük sanayicilerin de aynı masa etrafında söz sahibi olması gerektiğini vurgulayan Özdalkıran, tüm oda üyelerine çağrıda bulundu:
“Bugün sizleri bir adayın etrafında değil, bir fikrin etrafında birleşmeye davet ediyorum. Gelin Bergama, Dikili ve Kınık için ortak bir gelecek kuralım” dedi.



















































Yorumlar