top of page

Aliağa’dan Torbalı’ya, Kemeraltı’ndan Körfez’e: Özgener’in İzmir önerileri

1 gün önce
3 dakikada okunur
Aliağa’dan Torbalı’ya, Kemeraltı’ndan Körfez’e: Özgener’in İzmir önerileri

İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, kentin kuzeyinden güneyine uzanan üretim ve tarım akslarının uzun vadeli planlanmasını önerdi. Aliağa ve Torbalı’nın kendi bölgelerinde merkez olarak ele alınmasını isteyen Özgener; Kemeraltı ve kent içindeki üretim alanlarının dönüşümünden liman ve lojistik yatırımlarına, ulaşım ve Körfez’in geleceğine kadar İzmir’i ilgilendiren birçok başlıkta önerilerini paylaştı.

İZTO’nun 2027-2030 dönemi bilgilendirme toplantısında konuşan Özgener, İzmir’in geleceğinin üretim, lojistik, turizm, ulaşım ve kentsel altyapının birlikte planlanmasına bağlı olduğunu belirtti. Önerilerin bir bölümünün İZTO’nun üstleneceği projelerden, diğer bölümünün ise kurumlar arası iş birliği gerektiren İzmir projelerinden oluştuğunu söyledi.

Aliağa-Bergama ve Torbalı-Tire aksları

Özgener, kuzeyde Aliağa-Bergama, güneyde ise Torbalı-Tire hattında sanayinin yoğunlaştığını; yeni fabrikalarla büyüyen bu bölgelerin artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılayacak sosyo-kültürel altyapıya henüz sahip olmadığını söyledi. Aliağa’da çalışanların yüzde 55’inin, Torbalı’da çalışanların ise yüzde 45’inin başka ilçelerden, özellikle kent merkezinden geldiğini belirten Özgener, bu hareketliliğin altyapıya baskı yaptığını, zaman ve kaynak kaybına yol açtığını kaydetti.


İzmir’in yalnızca kent merkezinden planlanmaması gerektiğini ifade eden Özgener, Aliağa’nın kuzeyde, Torbalı’nın ise güneyde kendi alt bölgelerinin merkezi olacak şekilde ele alınmasını önerdi.



Bakırçay ve Küçük Menderes havzalarının önemli tarımsal üretim merkezleri olduğunu vurgulayan Özgener, sanayi ve tarım arasındaki dengenin gözetilmesini istedi. Dikili ve Kınık’taki tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinin kuzeyde, Bayındır’daki projenin ise güneyde üretkenliği artırmasının beklendiğini belirtti. Konut, ulaşım, lojistik, enerji, çevre ve sosyal altyapı ihtiyaçlarının 20-30 yıllık gelişme projeksiyonlarıyla belirlenmesini önerdi.


Kent içindeki üretim alanları için yerinde dönüşüm önerisi

Özgener, Kemeraltı’ndan zaman içinde taşınarak büyüyen Gıda Çarşısı, Birinci, İkinci ve Üçüncü Sanayi siteleri, Ayakkabıcılar Sitesi, Dökümcüler Sitesi ve Karabağlar’daki mobilya üretim alanlarının kent ekonomisinin parçası olduğunu söyledi. Bu bölgelerin tümüyle kent dışına çıkarılması yerine öncelikle yerinde dönüşümün değerlendirilmesini önerdi.


Gıda Çarşısı’na TIR girişindeki güçlükler için çarşıya hizmet edecek bir cep lojistik merkezi kurulabileceğini, yüklerin buradan küçük araçlarla iş yerlerine taşınabileceğini belirtti. Depreme dayanıklı olmadığı belirlenen yapıların alternatif finansman yöntemleriyle aynı bölgede yenilenebileceğini söyleyen Özgener, taşınma seçeneğinin ancak teknik çalışmalar yerinde dönüşümün mümkün olmadığını ortaya koyarsa gündeme alınmasını önerdi.


Aliağa limanları ve Kemalpaşa lojistiği

Aliağa Limanları’nın İzmir, Ege Bölgesi ve Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Özgener, limanlarda 2025 yılında yaklaşık 89,5 milyon ton yük elleçlendiğini aktardı. Paylaştığı verilere göre bu miktar Ege Bölgesi ihracatının yüzde 58’ine, ithalatının yüzde 51’ine; Türkiye genelinde ise ülke ihracatının yüzde 8’ine ve ithalatının yüzde 5,5’ine karşılık geliyor.


Limanlara erişim sağlayan Sanayi Caddesi’nin yoğun yağış sonrasındaki durumuna ve bölgede TIR parkı bulunmamasının yol açtığı parklanma sorununa dikkat çeken Özgener; yolların iyileştirilmesi, alternatif güzergâhlar oluşturulması, TIR parkı yapılması ve demir yolu iltisak hatlarının geliştirilmesi gerektiğini söyledi.


Kemalpaşa Lojistik Merkezi’nin üretim alanları, demir yolu, kara yolu ve limanları birbirine bağlayan ana lojistik merkez olarak değerlendirilmesini isteyen Özgener, ilk etaptaki 1,3 milyon metrekarelik alanın tamamlanmasını, ardından 1,7 milyon metrekarelik ikinci etap çalışmalarına başlanmasını hedeflediklerini açıkladı. Projenin ortakları arasında İzmir Valiliği, EBSO, Ege İhracatçı Birlikleri ve İZTO’nun yer aldığı şirket bulunuyor. Merkezin faaliyete geçmesiyle lojistik maliyetlerinin ve kent merkezindeki ağır taşıt trafiğinin azaltılması amaçlanıyor.


Trafik, stadyum ve kent altyapısı

Özgener’in paylaştığı 2025 verilerine göre İzmir’de ortalama trafik yoğunluğu yüzde 54,1’e ulaştı; yoğun saatlerde ortalama hız 19,9 kilometreye düştü. Sürücülerin yıl boyunca trafikte yaklaşık 112 saat kaybettiğini, akşam saatlerinde 10 kilometrelik bir yolculuğun yaklaşık 35 dakika sürdüğünü belirten Özgener; İkinci Çevre Yolu ve Körfez Geçiş Projesi’nin yanı sıra Halkapınar-Otogar ve Karabağlar metro hatlarını, havaalanına alternatif güzergâhı ve deniz ulaşımının payını artıracak çözümleri gündeme getirdi.


Atatürk Stadı’nın deprem riski taşıdığını ve büyük spor organizasyonlarının standartlarını karşılamadığını söyleyen Özgener, stadın yıkılarak yerine 50 bin kişilik modern bir stat yapılmasını önerdi. Bu yatırımın İzmir’in 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapma fırsatını değerlendirmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti. Stadın kullanılmayan alanında kongre ve sergi sarayı ile spor müzesi kurulmasını, kongre ve sergi sarayının yapımını ise İZTO olarak üstlenmeyi hedeflediklerini söyledi.


Körfez, atık yönetimi ve su güvenliği

Körfez’in temizliğinin tek bir yatırım veya kurumla çözülemeyeceğini belirten Özgener, merkezi ve yerel yönetimlerin ortak sorumluluk alması gerektiğini kaydetti. Çiğli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’nin 2026 itibarıyla günlük 820 bin metreküp kapasiteye ulaştığını ve yaklaşık 4 milyon kişiye hizmet verdiğini aktardı.


İzmir’de günde yaklaşık 5 bin 500 ton, yılda yaklaşık 2 milyon ton atık oluştuğunu belirten Özgener, modern atık yönetim tesislerine ihtiyaç olduğunu söyledi. Atığın ayrıştırılması ve geri kazanılmasının yanı sıra Harmandalı’nın rehabilitasyonunun da bu yaklaşımla ele alınmasını önerdi.


Kentteki su ihtiyacının yaklaşık yüzde 65’inin yer altı kaynaklarından karşılandığını belirten Özgener; tarımda suyun verimli kullanımının yaygınlaştırılması, içme suyu şebekelerindeki kayıp-kaçak oranlarının azaltılması ve deniz suyunun arıtılması seçeneklerinin değerlendirilmesi çağrısı yaptı.


Turizm önerileri

Özgener, turizmin tek bir bölgeye ve sezona bağlı kalmaması için ilçeler arasında bağlantı kuran rotalar, etkinlik takvimleri, ulaşım ve uluslararası tanıtım çalışmalarının önemine dikkat çekti. Bakırçay ve Küçük Menderes havzalarında agro-turizm ve eko-turizm imkânlarının değerlendirilmesini; Çeşme Turizm Projesi’nin güncel koşullara göre yeniden ele alınmasını ve İnciraltı’nın sağlık yatırımlarıyla İzmir ekonomisine kazandırılmasını önerdi.


Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
Sitemizi tercih edilen kaynaklara ekle
bottom of page